spare
//speər//
Çeviri
bağışlamak, öldürmekten vazgeçmek
Tanım
Spare fiili, bu bağlamda, birinin hayatını sona erdirmekten vazgeçmek, öldürmemek veya cezalandırmamak anlamına gelir. Genellikle bir otorite figürünün (bir hükümdar, komutan veya galip tarafın) yenilmiş veya teslim olmuş bir düşmanın hayatını bağışlaması durumunda kullanılır. Bu kullanım, merhamet göstermeyi, affetmeyi veya kasıtlı olarak öldürmekten kaçınmayı ifade eder. Resmi, edebi veya tarihsel bağlamlarda daha yaygındır, ancak mecazi olarak 'birini zor bir durumdan kurtarmak' anlamında da kullanılabilir.
Örnek
“The king decided to spare the lives of the captured rebels.”
Kral, yakalanan isyancıların hayatlarını bağışlamaya karar verdi.
“The general ordered his troops to spare any civilians they encountered.”
General, askerlerine karşılaştıkları sivil halkı öldürmekten vazgeçmelerini emretti.
“He begged for mercy, and his captor chose to spare him.”
Merhamet dilendi ve onu esir alan kişi onu bağışlamayı seçti.
“In the ancient tale, the hero spares the dragon after it surrenders.”
Kadim hikayede, kahraman teslim olduktan sonra ejderhayı öldürmekten vazgeçer.
“The conqueror's reputation for cruelty was contradicted when he spared the city.”
Fatihin zalimlik ünü, şehri bağışladığında çelişti.
“She could have ended his career, but she spared him out of old friendship.”
Onun kariyerini sonlandırabilirdi, ancak eski dostluklarından ötürü onu bağışladı.
“The soldiers were instructed to spare women and children during the raid.”
Askerlere, baskın sırasında kadınları ve çocukları öldürmemeleri talimatı verildi.
“The judge showed leniency and spared the young offender a prison sentence.”
Hakim hoşgörü gösterdi ve genç suçluyu hapis cezasından bağışladı.
“The legend says the mythical beast will spare anyone who offers it a gift.”
Efsaneye göre, efsanevi yaratık kendisine hediye sunan herkesi bağışlayacak.
“Despite his anger, he spared his rival in the duel, only disarming him.”
Öfkesine rağmen, düelloda rakibini bağışladı, sadece onu silahsızlandırdı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1yedek, yedek parçaBu anlama git
- B1fazladan, ekstraBu anlama git
- B2bağışlamak, öldürmekten vazgeçmek(bu sayfa)
- B2ayırmak, vakit ayırmakBu anlama git