spare
//speər//
Çeviri
ayırmak
Tanım
'Spare' fiili, bir şeyi veya özellikle zamanı bir amaç için kullanılmak üzere bir kenara koymak, tahsis etmek anlamına gelir. Bu kullanımda, genellikle sınırlı bir kaynağın (zaman, para, çaba) bir kısmını başka bir işe veya kişiye vermek fikrini taşır. 'Spare some time' ifadesi, birini görmek, bir işi halletmek veya yardım etmek için zaman bulmak anlamında yaygın kullanılır. Resmi ve günlük bağlamlarda, birinden bir şeyi ayırmasını rica ederken kullanılır.
Örnek
“Could you spare a few minutes to discuss the project?”
Projeyi tartışmak için birkaç dakika ayırabilir misiniz?
“I can't spare any cash this week; I'm on a tight budget.”
Bu hafta hiç nakit ayıramam; bütçem çok sıkı.
“She asked if I could spare some time to help her move.”
Taşınmasına yardım etmek için biraz zaman ayırıp ayıramayacağımı sordu.
“He spared no effort in preparing for the important meeting.”
Önemli toplantıya hazırlanmak için hiçbir çabadan kaçınmadı (çaba ayırdı).
“If you can spare a moment, I need your signature on this document.”
Bir an ayırabilirseniz, bu belgeye imzanız gerekiyor.
“We should spare some thought for those less fortunate.”
Daha az şanslı olanlar için biraz düşünce ayırmalıyız.
“The manager couldn't spare anyone from the team for the new task.”
Müdür, yeni görev için ekipten kimseyi ayıramadı.
“Can you spare a pen? I forgot mine at home.”
Bir kalem ayırabilir misin? Benimkini evde unuttum.
“I'll try to spare an hour this evening to review your report.”
Bu akşam raporunu gözden geçirmek için bir saat ayırmaya çalışacağım.
“They spared a room in their house for the visiting relatives.”
Ziyarete gelen akrabalar için evlerinde bir oda ayırdılar.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1yedek, yedek parçaBu anlama git
- B1fazladan, ekstraBu anlama git
- B2bağışlamak, öldürmekten vazgeçmekBu anlama git
- B2ayırmak, vakit ayırmak(bu sayfa)