spare

//speər//

Sıfatlar
B1

Çeviri

yedek, fazladan

Tanım

'Spare' kelimesi, 'fazladan, ekstra' anlamında, ihtiyaç duyulduğunda kullanılmak üzere bulunan veya gerektiğinden daha fazla olan şeyleri tanımlar. Bu kullanım, birincil olanın yanında bulunan yedek veya ihtiyat amaçlı nesneler için yaygındır. Örneğin, bir yedek anahtar veya fazladan bir oda bu anlamı taşır. Günlük konuşmada, 'spare' genellikle bir şeyin bol veya elverişli olduğunu, paylaşılabileceğini veya kullanıma hazır olduğunu ifade eder.

Örnek

  • Do you have a spare pen I could borrow?

    Ödünç alabileceğim yedek bir kalemin var mı?

  • We keep a spare tire in the trunk of the car for emergencies.

    Acil durumlar için bagajda yedek bir lastik bulunduruyoruz.

  • I have some spare time this afternoon if you want to meet for coffee.

    Kahve içmek için buluşmak istersen bu öğleden sonra biraz boş vaktim var.

  • It's always good to have a spare set of keys.

    Her zaman yedek bir anahtar takımına sahip olmak iyidir.

  • She packed a spare shirt in her bag just in case.

    Her ihtimale karşı çantasına yedek bir gömlek koydu.

  • Is there a spare chair for our guest?

    Misafirimiz için fazladan bir sandalye var mı?

  • He used his spare money to buy a gift for his sister.

    Kız kardeşine hediye almak için fazladan parasını kullandı.

  • We have a spare room that we use as a home office.

    Ev ofisi olarak kullandığımız fazladan bir odamız var.

  • Can you bring a spare battery for the camera?

    Kamera için yedek bir pil getirebilir misin?

  • If you have any spare change, it would be a great help.

    Fazladan bozuk paran varsa, bu büyük bir yardım olur.

Eş anlamlılar

ek
yedek
fazla
ihtiyat
yedekte

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

aware

farkında

Sıfatlar

Bir şeyin veya bir durumun bilincinde olma, haberdar olma durumu. Bir olay, gerçek veya duygu hakkında bilgi sahibi olmak anlamına gelir.

minor

küçük, ikincil, azınlık

Sıfatlar

Bir şeyin daha az önemli, daha az büyük veya daha az ciddi olduğunu ifade eder. Birincil olana kıyasla ikincil konumda olan, önemsiz veya hafif. Ayrıca, yasal olarak reşit olmayan kişi (küçük) veya nü…

absolute

mutlak, kesin

Sıfatlar

Bir şeyin koşulsuz, sınırsız, tartışmasız veya tam anlamıyla var olduğunu ifade eder. Hiçbir şarta bağlı olmayan, nihai, tam ve eksiksiz olan şeyleri niteler. Felsefe, matematik ve günlük dilde yaygın…

actual

gerçek, fiili

Sıfatlar

Bir şeyin görünen, varsayılan veya planlanan durumunun aksine, somut, mevcut ve doğrulanabilir olan halini ifade eder. 'Actual' kelimesi, gerçekleşmiş, var olan veya ölçülebilir olanı vurgular ve gene…

ashamed

utanmış

Sıfatlar

Bir eylem, durum veya kişiyle ilişkilendirilmekten dolayı suçluluk, mahcubiyet veya onursuzluk duygusu hissetmek. Genellikle yapılan veya yapılamayan bir şeyden, birinin davranışından veya bir durumda…

certain

kesin, belirli

Sıfatlar

Şüphe veya değişiklik kabul etmeyen, mutlak olan; özel olarak tanımlanmış veya belirlenmiş olan; güvenilir, emin.

definite

kesin, belirli

Sıfatlar

Şüpheye yer bırakmayacak kadar açık ve net olan; tam olarak tanımlanmış veya sınırları çizilmiş; kuşku veya belirsizlik içermeyen. Bir şeyin varlığı, doğası veya özellikleri konusunda netlik ifade ede…

exact

tam, kesin

Sıfatlar

Bir şeyin tam olarak doğru, hatasız, birebir uygun veya belirli bir şeyle aynı olduğunu ifade eder. Bir miktar, ölçü, zaman veya tanımın hiçbir sapma olmadan doğruluğunu vurgular.

fortunate

şanslı

Sıfatlar

İyi şansa sahip olan, talihi yaver giden, olumlu bir durum veya sonuçla karşılaşan kişi veya durumu ifade eder. Genellikle beklenmedik veya arzu edilen bir iyilikten yararlanma durumunu belirtmek için…

general

genel

Sıfatlar

Belirli bir şeye veya kişiye özgü olmayan, bütünü veya çoğunluğu kapsayan, yaygın, ortak olan. Ayrıca, askeri rütbelerde kullanılan bir unvanı da ifade edebilir.