select

//sɪˈlɛkt//

Sıfatlar
B2

Çeviri

seçkin

Tanım

'Select' kelimesi, bir grup veya tür içinden özenle seçilmiş, kalitesi veya niteliği yüksek olan şeyleri veya kişileri tanımlamak için kullanılan bir sıfattır. Bu kullanım, genellikle özel, ayrıcalıklı veya üstün nitelikli bir seçimi ifade eder. Resmi ve günlük dilde, özellikle ürün, malzeme, müşteri grubu veya topluluklardan bahsederken yaygındır. Örneğin, 'select ingredients' ifadesi, en iyi kalitede, özenle seçilmiş malzemeler anlamına gelir.

Örnek

  • The restaurant uses only select cuts of meat for its signature dish.

    Restoran, imza yemeği için yalnızca seçkin et parçaları kullanır.

  • She was part of a select group of scientists invited to the conference.

    Konferansa davet edilen seçkin bir bilim insanı grubunun parçasıydı.

  • This store offers a range of select wines from small vineyards.

    Bu mağaza, küçük bağlardan gelen bir dizi seçkin şarap sunuyor.

  • Membership to the club is limited to a select few.

    Kulübe üyelik, seçkin birkaç kişiyle sınırlıdır.

  • The hotel caters to a select clientele who value privacy and luxury.

    Otel, gizliliğe ve lükse değer veren seçkin bir müşteri kitlesine hitap eder.

  • He has a select collection of rare stamps from the 19th century.

    19. yüzyıldan kalma nadir pullardan oluşan seçkin bir koleksiyonu var.

  • The university's select committee reviewed the most promising research proposals.

    Üniversitenin seçkin komitesi, en umut verici araştırma önerilerini inceledi.

  • We source our coffee beans from select farms in Colombia and Ethiopia.

    Kahve çekirdeklerimizi Kolombiya ve Etiyopya'daki seçkin çiftliklerden tedarik ediyoruz.

  • The award is given to a select number of artists for outstanding achievement.

    Ödül, üstün başarılarından dolayı seçkin sayıda sanatçıya verilir.

  • Their new line features select fabrics that are both durable and elegant.

    Yeni koleksiyonları, hem dayanıklı hem de zarif olan seçkin kumaşları içeriyor.

Eş anlamlılar

seçilmiş
kaliteli
özenle seçilmiş
ayrıcalıklı

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

reckless

düşüncesiz

Sıfatlar

Sonuçlarını düşünmeden, pervasızca ve aşırı riskli davranan; dikkatsiz, tedbirsiz ve umursamaz bir tavır sergileyen.

apparent

açık, belirgin, görünür

Sıfatlar

Gözle görülebilen, kolayca fark edilebilen veya anlaşılabilen; gerçekte öyle olmasa bile dışarıdan öyle görünen durumları ifade eder. Hem 'görünürdeki' hem de 'besbelli, ortada olan' anlamlarında kull…

capable

yetenekli, kabiliyetli

Sıfatlar

Bir işi yapabilecek bilgiye, beceriye veya güce sahip olan; bir şeyi başarabilme potansiyeli taşıyan. Hem doğuştan gelen hem de sonradan kazanılmış becerileri ifade etmek için kullanılır.

royal

muhteşem, görkemli

Sıfatlar

'Royal' sıfatı, bir şeyin olağanüstü ihtişam, büyüklük veya etkileyici bir görünüme sahip olduğunu ifade etmek için mecazi olarak kullanılır. Bu kullanım, gerçek anlamdaki kraliyetle ilgili olmaktan z…

senior

son sınıf öğrencisi

İsimler

Senior, bir lise veya üniversitede eğitiminin son yılında olan öğrenciyi ifade eder. Bu terim, genellikle dört yıllık bir programın dördüncü yılındaki öğrenciler için kullanılır. Örneğin, bir lisede 1…

sharp

diyez

İsimler

Müzikte, bir notanın ses yüksekliğini yarım ton yükselten işaret veya semboldür. Notanın solfej adının sonuna 'diyez' kelimesi eklenerek (örneğin, 'fa diyez') veya notanın önüne # sembolü konularak gö…

smooth

sorunsuz, problemsiz

Sıfatlar

Smooth, bir işlemin, sürecin veya etkileşimin hiçbir engel, zorluk veya kesinti olmadan kolayca ve zahmetsizce ilerlediğini ifade eder. Bu anlamda, bir şeyin akıcı, uyumlu ve rahat bir şekilde gerçekl…

solid

tamamen dolu

Sıfatlar

Solid, bir alanın, zaman diliminin veya kapasitenin tamamının kullanıldığını, boş yer kalmadığını ifade eder. Bu kullanım, özellikle programların, takvimlerin veya fiziksel mekanların yoğunluğunu beli…

sore

kırgın, gücenmiş

Sıfatlar

Sore, bir kişinin incinmiş, alınmış veya gücenmiş duygusal durumunu ifade eder. Bu anlamda, genellikle bir hayal kırıklığı, haksızlık veya reddedilme sonucu oluşan içerleme hissini tanımlar. Kullanımı…

spare

bağışlamak, öldürmekten vazgeçmek

Fiiller

Spare fiili, bu bağlamda, birinin hayatını sona erdirmekten vazgeçmek, öldürmemek veya cezalandırmamak anlamına gelir. Genellikle bir otorite figürünün (bir hükümdar, komutan veya galip tarafın) yenil…