select

//sɪˈlɛkt//

Fiiller
B1

Çeviri

seçmek

Tanım

Select, bir grup veya listeden belirli bir şeyi veya kişiyi ayırmak, tercih etmek veya belirlemek anlamına gelen bir fiildir. Bu eylem genellikle dikkatli bir değerlendirme veya kişisel tercih sonucunda yapılır. Günlük konuşmada ve resmi bağlamlarda yaygın olarak kullanılır; örneğin, bir menüden yemek seçmek, bir listeden bir isim işaretlemek veya bir takım için oyuncu belirlemek gibi durumlarda geçerlidir. Seçim yapma eylemini ifade eder.

Örnek

  • Please select your preferred language from the list.

    Lütfen tercih ettiğiniz dili listeden seçin.

  • You can select any color you like for the design.

    Tasarım için beğendiğiniz herhangi bir rengi seçebilirsiniz.

  • The teacher asked us to select a topic for our project.

    Öğretmen projemiz için bir konu seçmemizi istedi.

  • It's difficult to select just one book from this amazing collection.

    Bu harika koleksiyondan sadece bir kitap seçmek zor.

  • The computer program allows you to select multiple files at once.

    Bilgisayar programı, aynı anda birden fazla dosya seçmenize izin verir.

  • He was selected to represent the school in the competition.

    O, yarışmada okulu temsil etmek üzere seçildi.

  • Before you buy, take your time to select the best option.

    Satın almadan önce, en iyi seçeneği seçmek için zaman ayırın.

  • The committee will select three candidates for the final interview.

    Komite, son mülakat için üç aday seçecek.

  • Use the mouse to select the text you want to copy.

    Kopyalamak istediğiniz metni seçmek için fareyi kullanın.

  • Customers can select a delivery date during the checkout process.

    Müşteriler, ödeme işlemi sırasında bir teslimat tarihi seçebilir.

Eş anlamlılar

seçim yapmak
tercih etmek
ayırmak
belirlemek

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.