shove

//ʃʌv//

Fiiller
B2

Çeviri

sokuşturmak, tıkmak

Tanım

Shove, bir şeyi aceleyle, özensizce veya zorlayarak bir yere yerleştirmek, sıkıştırmak anlamına gelir. Bu fiil, genellikle bir nesneyi hızlıca ve bazen saklamak amacıyla dar bir alana itmek için kullanılır. Günlük konuşmada, bir şeyi gizlemek veya bir yere sığdırmak için yapılan aceleci bir hareketi ifade eder. Örneğin, ceplere veya çekmecelere eşya tıkmak bu anlama örnek gösterilebilir. Resmi olmayan bir tonda kullanılır ve genellikle dikkatsiz veya gizli bir eylemi ima eder.

Örnek

  • He shoved the letter into his pocket before anyone could see it.

    Kimse görmeden önce mektubu cebine sokuşturdu.

  • I quickly shoved the keys into my bag and ran out the door.

    Anahtarları çantama aceleyle tıkıp kapıdan dışarı fırladım.

  • She shoved the last few clothes into the suitcase and forced it shut.

    Son birkaç kıyafeti valize tıkıştırdı ve zorlayarak kapattı.

  • The child shoved his toys under the bed to clean his room quickly.

    Çocuk odasını hızlıca temizlemek için oyuncaklarını yatağın altına tıktı.

  • He shoved the documents into the drawer when he heard footsteps approaching.

    Ayak sesleri yaklaşırken belgeleri çekmeceye sokuşturdu.

  • We had to shove all the camping gear into the back of the car.

    Tüm kamp malzemelerini arabanın arkasına tıkmak zorunda kaldık.

  • She shoved the money into her wallet and hurried away.

    Parayı cüzdanına tıkıştırıp aceleyle uzaklaştı.

  • Can you shove these books onto that shelf for now?

    Şimdilik bu kitapları şu rafa tıkıştırabilir misin?

  • He shoved the leftover food into the fridge without putting it in containers.

    Artık yemekleri kaplara koymadan buzdolabına tıktı.

  • I just shoved the receipt into my pocket; I'll sort it out later.

    Fişi cebime sokuşturdum; sonra hallederim.

Eş anlamlılar

tıkıştırmak
sıkıştırmak
itiştirmek

Diğer anlamlar

  • B1
    itmek, dürtmek (fiziksel)Bu anlama git
  • B2
    sokuşturmak, tıkmak (aceleyle yerleştirmek)(bu sayfa)

İlgili kelimeler

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

catch

kapmak, bulaşmak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bu kullanımda bir hastalığa yakalanmak veya bir hastalığın bulaşması anlamına gelir. Genellikle soğuk algınlığı, grip gibi bulaşıcı hastalıklar için kullanılır ve günlük konuşma dilinde y…

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Retreat, askeri bir birlik veya ordunun, genellikle düşman baskısı veya stratejik nedenlerle, bulunduğu mevziden planlı bir şekilde geri çekilmesi eylemidir. Bu terim, savaş alanında düzenli bir tahli…

resist

direnmek, karşı koymak

Fiiller

Resist, bir eyleme, etkiye, baskıya veya değişime karşı durmak, ona engel olmaya çalışmak anlamına gelir. Genellikle fiziksel bir güce, bir alışkanlığa, bir cazibeye veya otoriteye karşı koyma durumla…

tamper

kurcalamak

Fiiller

Tamper, bir şeyi izinsiz veya usulsüz bir şekilde değiştirmek, bozmak veya müdahale etmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir cihaz, sistem, belge veya kanıt gibi hassas bir nesneye yetkisiz mü…

act

yasa, kanun

İsimler

Act, bir ülkenin yasama organı tarafından kabul edilen ve resmi olarak yürürlüğe giren yazılı bir kanun veya yasadır. Genellikle parlamento veya kongre gibi yetkili bir kurum tarafından çıkarılır ve t…

address

ele almak

Fiiller

Address fiili, bir sorunu, konuyu veya durumu ele almak, üzerinde durmak veya çözmeye çalışmak anlamına gelir. Bu kullanım genellikle resmi veya akademik bağlamlarda, bir meselenin dikkate alınması ve…

bar

engel olmak, mani olmak

Fiiller

Bar fiili, bir şeyin olmasını veya birinin bir şey yapmasını engellemek, önlemek anlamına gelir. Genellikle resmi veya hukuki bağlamlarda kullanılır ve bir eylemin gerçekleşmesine izin verilmediğini i…

blow

darbe, vuruş

İsimler

Blow, bir yumruk, tokat veya herhangi bir nesneyle yapılan fiziksel bir darbeyi veya vuruşu ifade eder. Genellikle kavga, spor veya kaza gibi durumlarda kullanılır ve hedefe uygulanan ani ve sert bir…

call

karar vermek

Fiiller

"Call" fiili, bir durum veya olay hakkında karar vermek, özellikle bir sonucu veya eylemi belirlemek anlamında kullanılır. Genellikle resmi veya önemli bağlamlarda, bir seçim yapılması gerektiğinde te…