shove

//ʃʌv//

Fiiller
B1

Çeviri

itmek

Tanım

Shove, birine veya bir şeye fiziksel güç uygulayarak, genellikle ani ve kaba bir şekilde itmek anlamına gelir. Bu fiil, bir nesneyi hareket ettirmek veya bir kişiyi yolu açmak için uzaklaştırmak için kullanılır. Kullanımı genellikle acele, sabırsızlık veya kaba kuvvet durumlarını ima eder. Örneğin, kalabalık bir yerde ilerlemek için insanları itmek veya ağır bir dolabı yerine oturtmak için itmek tipik bağlamlardır. Bu fiziksel eylem, nazik bir dokunuştan ziyade belirgin bir kuvvet içerir.

Örnek

  • He shoved the door open with his shoulder.

    Kapıyı omzuyla iterek açtı.

  • Don't shove your brother; play nicely.

    Kardeşini itme; uslu uslu oyna.

  • She shoved the heavy box across the floor.

    Ağır kutuyu yer boyunca itti.

  • People were shoving to get on the crowded bus.

    Kalabalık otobüse binmek için insanlar itişiyordu.

  • He got angry and shoved me out of the way.

    Sinirlendi ve beni yoldan itti.

  • Can you help me shove this sofa against the wall?

    Bu kanepayı duvara itmemde bana yardım eder misin?

  • The player was penalized for shoving an opponent.

    Oyuncu, bir rakibini ittiği için ceza aldı.

  • I had to shove my suitcase into the overhead compartment.

    Valizimi bagaj bölmesine itmek zorunda kaldım.

  • Stop shoving! There's enough space for everyone.

    İtmeyi kes! Herkes için yeterli yer var.

  • She gently shoved the cat off the kitchen counter.

    Kediyi mutfak tezgahından nazikçe itti.

Eş anlamlılar

dürtmek
kakmak
iteklemek

Diğer anlamlar

  • B1
    itmek, dürtmek (fiziksel)(bu sayfa)
  • B2
    sokuşturmak, tıkmak (aceleyle yerleştirmek)Bu anlama git

İlgili kelimeler

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…

coat

kaplamak

Fiiller
Clothes

Coat fiili, bir yüzeyi ince bir tabaka ile örtmek veya kaplamak anlamına gelir. Genellikle boya, vernik, şeker veya çikolata gibi malzemelerle bir nesnenin dış yüzeyini tamamen veya kısmen kaplamak iç…

sock

yumruk atmak

Fiiller
Clothes

"Sock" fiili, birine yumrukla vurmak anlamına gelir. Genellikle ani, sert ve beklenmedik bir yumruk atma eylemini ifade eder. Günlük konuşma dilinde kullanılır ve fiziksel bir saldırıyı betimler.

wear

aşınmak, yıpranmak

Fiiller
Clothes

Wear, bir nesnenin veya malzemenin sürekli kullanım, sürtünme veya zamanla bozulması, incelmesi veya hasar görmesi anlamına gelen bir fiildir. Genellikle kıyafetler, ayakkabılar, mobilyalar veya makin…

drive

dürtü, güdü

İsimler
Transport

Drive, bir kişiyi belirli bir hedefe yönlendiren güçlü içsel dürtü veya güdüdür. Bu terim genellikle bir başarıya ulaşma, bir ihtiyacı karşılama veya bir amacı gerçekleştirme arzusunu ifade eder. Psik…

fly

uçmak

Fiiller
Transport

Fly fiili, bir uçak veya benzeri bir hava aracıyla seyahat etmek anlamına gelir. Genellikle yolcuların bir yerden başka bir yere hava yoluyla gitmesini ifade eder. Bu kullanımda, kişi uçağı kullanmaz,…

ride

araba gezintisi

İsimler
Transport

Ride kelimesi, bir araçla (genellikle araba) yapılan kısa veya eğlence amaçlı yolculuğu ifade eder. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu anlam, birinin sizi bir yere götürmesi veya birlikte keyifli…

run

koşu

İsimler
Transport

Run, bir spor veya egzersiz olarak yapılan, ayakların hızla yer değiştirmesiyle gerçekleştirilen koşma eylemidir. Bu isim anlamı, genellikle belirli bir mesafeyi veya süreyi kapsayan, planlı veya keyf…

catch

duymak, anlamak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bir konuşma veya sesi duyup anlamak için kullanılır, özellikle dikkatlice dinlemeyi veya bir mesajı net bir şekilde algılamayı ifade eder. Genellikle günlük konuşmalarda birinin söylediği…

throw

şaşırtmak, afallatmak

Fiiller
Sports and leisure

Throw fiili, birini şaşırtmak, afallatmak veya hazırlıksız yakalamak anlamında kullanılır. Genellikle beklenmedik bir olay, söz veya durum karşısında kişinin kafasının karışmasını veya ne yapacağını b…