pure
//pjʊər//
Çeviri
tamamen, sadece, salt
Tanım
Pure, bir şeyin başka hiçbir şeyle karışmamış, yalnızca kendisinden oluştuğunu vurgulamak için kullanılan bir sıfattır. Bu kullanımda, bir durumun, duygunun veya eylemin tek ve saf bir nedene, amaca veya niteliğe dayandığını belirtir. Örneğin, 'pure luck' (tamamen şans) ifadesi, başka hiçbir beceri veya çabanın söz konusu olmadığını vurgular. Bu anlamıyla, 'pure' genellikle bir abartı veya güçlü bir vurgu aracı olarak, bir şeyin derecesini veya mutlaklığını ifade eder. Günlük konuşmada ve yazıda sıkça karşılaşılır.
Örnek
“His decision was based on pure instinct.”
Onun kararı tamamen içgüdüye dayanıyordu.
“That's pure nonsense; don't believe a word of it.”
Bu tamamen saçmalık; tek bir kelimesine bile inanma.
“I agreed to help out of pure kindness.”
Yardım etmeyi sadece iyilik olsun diye kabul ettim.
“Her expression was one of pure joy.”
İfadesi salt bir sevinç ifadesiydi.
“Winning the lottery is pure chance.”
Piyangoyu kazanmak tamamen şanstır.
“It was pure coincidence that we met there.”
Orada buluşmamız salt bir tesadüftü.
“He did it for pure revenge, with no other motive.”
Bunu başka hiçbir güdüsü olmadan, sadece intikam için yaptı.
“The room was decorated in pure white.”
Oda tamamen beyazla dekore edilmişti.
“That theory is pure speculation, not based on facts.”
Bu teori tamamen spekülasyondur, gerçeklere dayanmaz.
“Her dedication to the project was pure and unwavering.”
Projeye olan bağlılığı tamdı ve sarsılmazdı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1saf, katışıksız (madde)Bu anlama git
- B2tamamen, sadece (vurgu)(bu sayfa)
- C1soyut, teorik (fikir)Bu anlama git