pure
//pjʊər//
Çeviri
saf
Tanım
Pure, bir maddenin içinde başka hiçbir şeyin karışmadığı, katışıksız ve temiz halini ifade eder. Bu anlamıyla genellikle kimyasal maddeler, metaller, gıdalar veya doğal ürünler için kullanılır. Örneğin, saf su, saf altın veya saf yün gibi ifadelerde, maddenin herhangi bir katkı maddesi, kirletici veya alaşım içermediği vurgulanır. Günlük dilde, bir şeyin orijinal ve bozulmamış durumunu belirtmek için de kullanılabilir.
Örnek
“The laboratory requires pure water for the experiment.”
Laboratuvar, deney için saf su gerektiriyor.
“She prefers to wear jewelry made of pure gold.”
O, saf altından yapılmış takılar takmayı tercih eder.
“This is a bottle of pure olive oil, with no additives.”
Bu, katkı maddesi içermeyen bir şişe saf zeytinyağıdır.
“The mountain air felt pure and refreshing.”
Dağ havası saf ve ferahlatıcı hissettiriyordu.
“They extracted the pure substance from the plant.”
Saf maddeyi bitkiden çıkardılar.
“For the recipe, you need pure vanilla extract, not the artificial one.”
Tarif için, yapay olanı değil, saf vanilya özütüne ihtiyacınız var.
“The fabric is made from 100% pure cotton.”
Kumaş %100 saf pamuktan yapılmıştır.
“He invested in pure silver bars.”
Saf gümüş külçelere yatırım yaptı.
“The scientist analyzed the sample to confirm it was pure.”
Bilim insanı, numunenin saf olduğunu doğrulamak için analiz etti.
“We bought some pure honey directly from the beekeeper.”
Arıcıdan doğrudan biraz saf bal satın aldık.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1saf, katışıksız (madde)(bu sayfa)
- B2tamamen, sadece (vurgu)Bu anlama git
- C1soyut, teorik (fikir)Bu anlama git