positive

//ˈpɑːzətɪv//

Sıfatlar
B2

Çeviri

pozitif

Tanım

Pozitif, bilim ve matematikte, sıfırdan büyük olan veya bir eksikliği, negatifliği olmayan nicelikleri ifade eder. Matematikte pozitif sayılar, sayı doğrusunda sıfırın sağında yer alır ve genellikle önünde '+' işaretiyle veya işaretsiz olarak gösterilir. Fizikte, pozitif yük protonlarda bulunan temel elektrik yük türüdür. İstatistikte, pozitif bir korelasyon, iki değişkenin aynı yönde değiştiğini gösterir. Bu terim, nötr veya negatif olmayan, kesinlikle olumlu bir değer, büyüklük veya durumu belirtmek için kullanılır.

Örnek

  • The result of the calculation must be a positive integer.

    Hesaplamanın sonucu pozitif bir tam sayı olmalı.

  • Protons carry a positive electrical charge.

    Protonlar pozitif bir elektrik yükü taşır.

  • The graph shows a strong positive correlation between study time and test scores.

    Grafik, çalışma süresi ile test puanları arasında güçlü bir pozitif korelasyon olduğunu gösteriyor.

  • In this equation, 'x' represents a positive real number.

    Bu denklemde, 'x' pozitif bir reel sayıyı temsil eder.

  • The battery's positive terminal is marked with a plus sign.

    Pilin pozitif kutbu artı işaretiyle işaretlenmiştir.

  • A positive slope on the line indicates an increasing trend.

    Doğru üzerindeki pozitif bir eğim, artan bir eğilimi gösterir.

  • The test confirmed a positive result for the presence of antibodies.

    Test, antikor varlığı için pozitif bir sonuç doğruladı.

  • The function returns only positive values for any input greater than zero.

    Fonksiyon, sıfırdan büyük herhangi bir girdi için yalnızca pozitif değerler döndürür.

  • In physics, work is considered positive when the force and displacement are in the same direction.

    Fizikte, kuvvet ve yer değiştirme aynı yöndeyse iş pozitif kabul edilir.

  • The experiment yielded a positive control, confirming the procedure was working correctly.

    Deney, prosedürün doğru çalıştığını doğrulayan pozitif bir kontrol sonucu verdi.

Eş anlamlılar

artı
müspet

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

reckless

düşüncesiz

Sıfatlar

Sonuçlarını düşünmeden, pervasızca ve aşırı riskli davranan; dikkatsiz, tedbirsiz ve umursamaz bir tavır sergileyen.

apparent

açık, belirgin, görünür

Sıfatlar

Gözle görülebilen, kolayca fark edilebilen veya anlaşılabilen; gerçekte öyle olmasa bile dışarıdan öyle görünen durumları ifade eder. Hem 'görünürdeki' hem de 'besbelli, ortada olan' anlamlarında kull…

capable

yetenekli, kabiliyetli

Sıfatlar

Bir işi yapabilecek bilgiye, beceriye veya güce sahip olan; bir şeyi başarabilme potansiyeli taşıyan. Hem doğuştan gelen hem de sonradan kazanılmış becerileri ifade etmek için kullanılır.

original

özgün

Sıfatlar

Original sıfatı, bir şeyin başka bir yerden kopyalanmamış, taklit edilmemiş ve kendine has bir yaratıcılıkla ortaya konmuş olduğunu ifade eder. Özgün bir fikir, eser veya yaklaşım, benzersizdir ve yar…

plain

açık, net

Sıfatlar

Plain, bir şeyin karmaşık olmadığını, kolay anlaşıldığını veya belirgin olduğunu ifade eder. Bu anlamda, bir durumun, gerçeğin veya ifadenin şüpheye yer bırakmayacak kadar berrak ve basit olduğunu vur…

plastic

plastik

Sıfatlar

Plastik, genellikle sentetik polimerlerden yapılan, ısı ve basınçla şekillendirilebilen, yapay bir malzemedir. Bu sıfat, doğal olmayan, insan yapımı ve genellikle esnek veya kalıplanabilir özellikteki…

practical

pratik

Sıfatlar

Pratik, bir şeyin teorik veya süs amaçlı olmaktan ziyade, gerçek hayatta uygulanabilir, işe yarar ve kullanışlı olduğunu ifade eder. Bu anlamda, bir şeyin amaca uygun, verimli ve günlük ihtiyaçları ka…

prime

en iyi, birinci sınıf

Sıfatlar

'Prime' sıfat olarak, bir şeyin en yüksek kalitede, mükemmel durumda veya bir alandaki en üstün örnek olduğunu ifade eder. Genellikle mal, hizmet, konum veya fırsat gibi şeyleri niteler. Bu kullanımda…

pure

tamamen, sadece, salt

Sıfatlar

Pure, bir şeyin başka hiçbir şeyle karışmamış, yalnızca kendisinden oluştuğunu vurgulamak için kullanılan bir sıfattır. Bu kullanımda, bir durumun, duygunun veya eylemin tek ve saf bir nedene, amaca v…

rare

az pişmiş

Sıfatlar

Rare, özellikle et için kullanıldığında, içi hâlâ kırmızı ve yumuşak, dışı hafifçe pişmiş veya kızarmış durumu ifade eder. Bu pişirme derecesi, etin merkezinin ılık ve kanlı kalması anlamına gelir; ge…