positive

//ˈpɑːzətɪv//

Sıfatlar
A2

Çeviri

olumlu

Tanım

Positive kelimesi, bir şeyin iyi, yapıcı veya faydalı olduğunu ifade eder. Bir fikir, durum, sonuç veya tepki için kullanılır. Genellikle iyimser bir bakış açısını, onayı veya gelişmeyi belirtir. Günlük konuşmada ve resmi bağlamlarda yaygın olarak kullanılır. Örneğin, olumlu bir gelişme, ilerleme anlamına gelir; olumlu bir cevap ise kabul veya onay demektir.

Örnek

  • She has a very positive attitude towards life.

    Hayata karşı çok olumlu bir tutumu var.

  • We received positive feedback from our customers.

    Müşterilerimizden olumlu geri bildirim aldık.

  • The test results were positive, so he was very happy.

    Test sonuçları olumluydu, bu yüzden çok mutluydu.

  • Try to think positive thoughts in difficult situations.

    Zor durumlarda olumlu düşünceler düşünmeye çalış.

  • His positive energy motivates everyone in the team.

    Onun olumlu enerjisi takımdaki herkesi motive ediyor.

  • The meeting had a positive outcome for the project.

    Toplantı, proje için olumlu bir sonuçla sonuçlandı.

  • I hope you get a positive answer to your application.

    Umarım başvurun için olumlu bir cevap alırsın.

  • The news about the economy is quite positive this week.

    Ekonomiyle ilgili haberler bu hafta oldukça olumlu.

  • Her positive reaction surprised everyone.

    Onun olumlu tepkisi herkesi şaşırttı.

  • Focus on the positive aspects of the situation.

    Durumun olumlu yönlerine odaklan.

Eş anlamlılar

iyi
yapıcı
faydalı
onaylayıcı

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

able

yetenekli, muktedir, yapabilen

Sıfatlar

Bir şeyi yapma kapasitesi, becerisi veya imkanı olan; yetenekli, gücü yeten anlamına gelir. Bir işi başarabilecek nitelikte olmayı ifade eder. Genellikle 'be able to' (yapabilmek) kalıbıyla kullanılır…

afraid

korkmuş

Sıfatlar

Bir tehlike, kötü bir durum veya hoş olmayan bir şey olacağından endişe duyma, korku hissetme durumu. Hem fiziksel tehlikelerden hem de duygusal sonuçlardan (hayal kırıklığı, reddedilme vb.) korkmayı…

alone

yalnız

Sıfatlar

Başka bir kişi veya şeyle birlikte olmama, tek başına olma durumu. Hem fiziksel olarak yalnız olmayı hem de duygusal olarak kendini yalnız hissetmeyi ifade edebilir. Ayrıca, 'sadece' veya 'tek' anlamı…

awful

berbat, korkunç

Sıfatlar

Son derece kötü, hoş olmayan, rahatsız edici veya çok yüksek derecede olan bir şeyi tanımlamak için kullanılır. Hem fiziksel durumları (kötü koku, kötü görünüm) hem de duygusal tepkileri (korku, tiksi…

basic

temel

Sıfatlar

Bir şeyin en gerekli, basit veya başlangıç seviyesindeki kısmını ifade eder. Bir konunun, becerinin veya yapının esasını, çekirdeğini oluşturan, ilk adımı teşkil eden anlamına gelir. 'Basic' kelimesi,…

boring

sıkıcı

Sıfatlar

İlgi çekici, eğlenceli veya heyecan verici olmayan; can sıkıntısına neden olan, monoton.

bright

parlak

Sıfatlar

Bu kelime, ışık yayan veya yansıtan, çok aydınlık olan şeyleri tanımlamak için kullanılır. Ayrıca, zeki, akıllı, canlı, neşeli veya umut verici anlamlarında da kullanılabilir. Hem fiziksel hem de meca…

clear

açık, temiz, berrak

Sıfatlar

'Clear' kelimesi, fiziksel olarak engelsiz veya şeffaf olma durumunu, anlaşılır olmayı, belirsizlikten uzak olmayı, bir engeli kaldırmayı veya bir şeyin net ve kesin olduğunu ifade eder. Hem sıfat hem…

crazy

deli, çılgın

Sıfatlar

Akıl sağlığı yerinde olmayan, aklını yitirmiş; mantıksız, aşırı veya kontrolsüz davranışlar sergileyen; aşırı heyecanlı veya coşkulu; (argo) çok iyi, harika anlamında da kullanılabilir.

dead

ölü

Sıfatlar

Yaşam belirtisi göstermeyen, canlılığını yitirmiş olan. Biyolojik anlamda hayat fonksiyonlarının durduğu durumu ifade eder. Mecazi olarak, hareketliliğini, etkinliğini veya canlılığını kaybetmiş şeyle…