plastic

//ˈplæstɪk//

Sıfatlar
B2

Çeviri

plastik

Tanım

Plastik, genellikle sentetik polimerlerden yapılan, ısı ve basınçla şekillendirilebilen, yapay bir malzemedir. Bu sıfat, doğal olmayan, insan yapımı ve genellikle esnek veya kalıplanabilir özellikteki maddeleri tanımlamak için kullanılır. Günlük hayatta ambalaj, oyuncak, inşaat malzemesi gibi birçok alanda karşımıza çıkar. 'Plastik' terimi, bazen olumsuz bir çağrışımla, gerçek veya doğal olmayan, yapay nitelikleri ifade etmek için de kullanılabilir.

Örnek

  • Most toys for young children are made from plastic materials.

    Küçük çocuklar için olan oyuncakların çoğu plastik malzemelerden yapılır.

  • We need to reduce our consumption of single-use plastic bags.

    Tek kullanımlık plastik poşet tüketimimizi azaltmamız gerekiyor.

  • The surgeon used a plastic tube during the operation.

    Cerrah, ameliyat sırasında plastik bir tüp kullandı.

  • This chair is not wooden; it's made of a durable plastic composite.

    Bu sandalye ahşap değil; dayanıklı bir plastik kompozitten yapılmış.

  • The model was built with intricate plastic parts.

    Maket, karmaşık plastik parçalarla inşa edildi.

  • Many food containers are now made from biodegradable plastic.

    Birçok gıda kabı artık biyobozunur plastikten yapılıyor.

  • The artificial flowers looked surprisingly real, despite being plastic.

    Yapay çiçekler plastik olmalarına rağmen şaşırtıcı derecede gerçek görünüyordu.

  • He replaced the broken glass with a sturdy plastic sheet.

    Kırılan camı sağlam bir plastik levhayla değiştirdi.

  • The new credit card has a sleek plastic design.

    Yeni kredi kartının şık bir plastik tasarımı var.

  • The packaging is lightweight because it's made of thin plastic.

    Ambalaj hafiftir çünkü ince plastikten yapılmıştır.

Eş anlamlılar

yapay
sentetik
polimer

Diğer anlamlar

  • A2
    malzeme (plastik)Bu anlama git
  • B2
    sıfat (şekillendirilebilir, yapay)(bu sayfa)

İlgili kelimeler

reckless

düşüncesiz

Sıfatlar

Sonuçlarını düşünmeden, pervasızca ve aşırı riskli davranan; dikkatsiz, tedbirsiz ve umursamaz bir tavır sergileyen.

apparent

açık, belirgin, görünür

Sıfatlar

Gözle görülebilen, kolayca fark edilebilen veya anlaşılabilen; gerçekte öyle olmasa bile dışarıdan öyle görünen durumları ifade eder. Hem 'görünürdeki' hem de 'besbelli, ortada olan' anlamlarında kull…

capable

yetenekli, kabiliyetli

Sıfatlar

Bir işi yapabilecek bilgiye, beceriye veya güce sahip olan; bir şeyi başarabilme potansiyeli taşıyan. Hem doğuştan gelen hem de sonradan kazanılmış becerileri ifade etmek için kullanılır.

original

özgün

Sıfatlar

Original sıfatı, bir şeyin başka bir yerden kopyalanmamış, taklit edilmemiş ve kendine has bir yaratıcılıkla ortaya konmuş olduğunu ifade eder. Özgün bir fikir, eser veya yaklaşım, benzersizdir ve yar…

plain

açık, net

Sıfatlar

Plain, bir şeyin karmaşık olmadığını, kolay anlaşıldığını veya belirgin olduğunu ifade eder. Bu anlamda, bir durumun, gerçeğin veya ifadenin şüpheye yer bırakmayacak kadar berrak ve basit olduğunu vur…

positive

pozitif

Sıfatlar

Pozitif, bilim ve matematikte, sıfırdan büyük olan veya bir eksikliği, negatifliği olmayan nicelikleri ifade eder. Matematikte pozitif sayılar, sayı doğrusunda sıfırın sağında yer alır ve genellikle ö…

practical

pratik

Sıfatlar

Pratik, bir şeyin teorik veya süs amaçlı olmaktan ziyade, gerçek hayatta uygulanabilir, işe yarar ve kullanışlı olduğunu ifade eder. Bu anlamda, bir şeyin amaca uygun, verimli ve günlük ihtiyaçları ka…

prime

en iyi, birinci sınıf

Sıfatlar

'Prime' sıfat olarak, bir şeyin en yüksek kalitede, mükemmel durumda veya bir alandaki en üstün örnek olduğunu ifade eder. Genellikle mal, hizmet, konum veya fırsat gibi şeyleri niteler. Bu kullanımda…

pure

tamamen, sadece, salt

Sıfatlar

Pure, bir şeyin başka hiçbir şeyle karışmamış, yalnızca kendisinden oluştuğunu vurgulamak için kullanılan bir sıfattır. Bu kullanımda, bir durumun, duygunun veya eylemin tek ve saf bir nedene, amaca v…

rare

az pişmiş

Sıfatlar

Rare, özellikle et için kullanıldığında, içi hâlâ kırmızı ve yumuşak, dışı hafifçe pişmiş veya kızarmış durumu ifade eder. Bu pişirme derecesi, etin merkezinin ılık ve kanlı kalması anlamına gelir; ge…