plain
//pleɪn//
Çeviri
açık, net
Tanım
Plain, bir şeyin karmaşık olmadığını, kolay anlaşıldığını veya belirgin olduğunu ifade eder. Bu anlamda, bir durumun, gerçeğin veya ifadenin şüpheye yer bırakmayacak kadar berrak ve basit olduğunu vurgular. Günlük konuşmada ve yazıda, bir şeyin apaçık ortada olduğunu belirtmek için sıklıkla kullanılır. Örneğin, 'plain truth' (açık gerçek) veya 'it's plain to see' (görmek için açık) gibi ifadelerde görülür. Bu kullanım, süslemesiz, doğrudan ve yalın anlamıyla da ilişkilidir.
Örnek
“The instructions were plain and easy to follow.”
Talimatlar açık ve takip etmesi kolaydı.
“It was plain from her expression that she was disappointed.”
İfadesinden hayal kırıklığına uğradığı açıktı.
“He made his intentions perfectly plain during the meeting.”
Niyetlerini toplantı sırasında tamamen net bir şekilde belirtti.
“The facts are plain: we cannot afford this project.”
Gerçekler açık: bu projeyi karşılayamayız.
“It's plain to everyone that the system needs an update.”
Sistemin bir güncellemeye ihtiyacı olduğu herkes için açıktır.
“She spoke in plain language so that all could understand.”
Herkes anlayabilsin diye açık bir dille konuştu.
“The difference in quality is plain for all to see.”
Kalite farkı herkesin görebileceği kadar belirgin.
“His mistake was plain, and he had to apologize.”
Hatâsı açıktı ve özür dilemek zorunda kaldı.
“The report states the plain truth about the incident.”
Rapor, olayla ilgili açık gerçeği ortaya koyuyor.
“It became plain that they would not reach an agreement.”
Bir anlaşmaya varamayacakları netleşti.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2sade, basitBu anlama git
- B1düz, düzlükBu anlama git
- B2açık, net(bu sayfa)