plain
//pleɪn//
Çeviri
düz, düz arazi
Tanım
Plain, İngilizcede genellikle 'düz' veya 'düzlük' anlamında kullanılan bir kelimedir. Bu kullanımda, engebesiz, dağlık olmayan, geniş ve düz araziyi ifade eder. Coğrafi bir terim olarak, yüksek tepelerin veya dağların olmadığı, alçak ve geniş toprak parçalarını tanımlamak için kullanılır. Günlük dilde ise bir şeyin basit, sade veya karmaşık olmayan doğasını belirtmek için de kullanılabilir, ancak burada odak noktamız fiziksel düzlük ve arazi şeklidir. Bu anlamıyla, 'plain' kelimesi 'mountain' (dağ) veya 'hill' (tepe) kelimelerinin zıttı olarak düşünülebilir.
Örnek
“The river flows slowly across the vast plain.”
Nehir, geniş düzlük boyunca yavaşça akar.
“They built their farm on the fertile plain.”
Çiftliklerini verimli düz arazi üzerine kurdular.
“From the hill, we could see the plain stretching for miles.”
Tepeden, milletlerce uzanan düzlüğü görebiliyorduk.
“The city is located on a coastal plain.”
Şehir, bir kıyı düzlüğü üzerinde yer alır.
“It's easier to drive on a plain than in the mountains.”
Dağlarda sürmektense bir düzlükte araba sürmek daha kolaydır.
“Wheat fields covered most of the plain.”
Buğday tarlaları düzlüğün çoğunu kaplıyordu.
“The ancient battle took place on an open plain.”
Kadim savaş, açık bir düzlükte gerçekleşti.
“The plain was so flat we could see the horizon clearly.”
Düzlük o kadar düzdü ki ufku netçe görebiliyorduk.
“Few trees grow on this dry, windy plain.”
Bu kuru, rüzgarlı düzlükte az sayıda ağaç yetişir.
“The road cuts straight through the agricultural plain.”
Yol, tarımsal düzlüğün tam ortasından düz bir hat halinde geçer.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2sade, basitBu anlama git
- B1düz, düzlük(bu sayfa)
- B2açık, netBu anlama git