plain

//pleɪn//

İsimler
B1

Çeviri

düz, düz arazi

Tanım

Plain, İngilizcede genellikle 'düz' veya 'düzlük' anlamında kullanılan bir kelimedir. Bu kullanımda, engebesiz, dağlık olmayan, geniş ve düz araziyi ifade eder. Coğrafi bir terim olarak, yüksek tepelerin veya dağların olmadığı, alçak ve geniş toprak parçalarını tanımlamak için kullanılır. Günlük dilde ise bir şeyin basit, sade veya karmaşık olmayan doğasını belirtmek için de kullanılabilir, ancak burada odak noktamız fiziksel düzlük ve arazi şeklidir. Bu anlamıyla, 'plain' kelimesi 'mountain' (dağ) veya 'hill' (tepe) kelimelerinin zıttı olarak düşünülebilir.

Örnek

  • The river flows slowly across the vast plain.

    Nehir, geniş düzlük boyunca yavaşça akar.

  • They built their farm on the fertile plain.

    Çiftliklerini verimli düz arazi üzerine kurdular.

  • From the hill, we could see the plain stretching for miles.

    Tepeden, milletlerce uzanan düzlüğü görebiliyorduk.

  • The city is located on a coastal plain.

    Şehir, bir kıyı düzlüğü üzerinde yer alır.

  • It's easier to drive on a plain than in the mountains.

    Dağlarda sürmektense bir düzlükte araba sürmek daha kolaydır.

  • Wheat fields covered most of the plain.

    Buğday tarlaları düzlüğün çoğunu kaplıyordu.

  • The ancient battle took place on an open plain.

    Kadim savaş, açık bir düzlükte gerçekleşti.

  • The plain was so flat we could see the horizon clearly.

    Düzlük o kadar düzdü ki ufku netçe görebiliyorduk.

  • Few trees grow on this dry, windy plain.

    Bu kuru, rüzgarlı düzlükte az sayıda ağaç yetişir.

  • The road cuts straight through the agricultural plain.

    Yol, tarımsal düzlüğün tam ortasından düz bir hat halinde geçer.

Eş anlamlılar

düzlük
ova
düz arazi

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

infant

bebek

İsimler

Doğumdan yaklaşık bir yaşına kadar olan çok küçük çocuk; yeni doğmuş veya çok genç bir insan yavrusu. Bu dönemdeki çocuklar henüz yürüyemez ve konuşamazlar.

union

birlik

İsimler

İki veya daha fazla kişi, grup, kuruluş veya devletin ortak bir amaç, çıkar veya ilke doğrultusunda bir araya gelmesiyle oluşan topluluk veya örgüt. Ayrıca, farklı parçaların birleşmesiyle oluşan bütü…

saucer

fincan tabağı

İsimler

Bir fincanın altına konulan, genellikle porselen veya seramikten yapılmış, yuvarlak ve düz tabak. Fincanı taşımak, sıcak fincanı masaya koymak veya fincandan sızan sıvıları toplamak için kullanılır. A…

proof

kanıt

İsimler

Bir şeyin doğruluğunu, gerçekliğini veya varlıını gösteren somut delil, belge veya mantıksal gösterim. Matematik ve mantıkta, bir önermenin doğruluğunu kesin olarak gösteren akıl yürütme dizisi.

belief

inanç

İsimler

Bir şeyin doğru, gerçek veya var olduğuna dair zihinsel kabul; bir fikre, ilkeye veya öğretiye duyulan güven ve bağlılık. İnanç, genellikle kanıt gerektirmeyen, kişisel veya toplumsal bir kabuldür.

nerve

sinir

İsimler

Sinir, vücutta duyuları ve hareketi kontrol eden, beyin ve omurilikten çıkan ince liflerden oluşan yapıdır. Ayrıca, mecazi olarak cesaret, cüret veya soğukkanlılık anlamında da kullanılır.

billion

milyar

İsimler

Bir milyar, sayısal değer olarak 1.000.000.000 (bin milyon) veya 1.000.000.000.000 (bir milyon milyon) anlamına gelen bir sayıdır. Türkçede genellikle 'kısa ölçek' sistemi kullanılır ve 1 milyar = 1.0…

cause

neden, sebep

İsimler

Bir olayın, durumun veya eylemin gerçekleşmesine yol açan şey; bir şeyin olmasına veya yapılmasına neden olan faktör. Ayrıca, bir amaç veya ideal uğruna çalışmak anlamında da kullanılabilir.

comfort

rahatlık, konfor

İsimler

Fiziksel veya zihinsel olarak huzurlu, sıkıntısız ve hoş bir durum; acı, endişe veya rahatsızlıktan uzak olma hali. Ayrıca, birini teselli etme, rahatlatma eylemi veya bu amaçla söylenen söz anlamında…

control

kontrol

İsimler

Bir şeyi yönetmek, düzenlemek veya denetlemek için uygulanan güç veya yetki. Ayrıca, bir sistemin, sürecin veya durumun istenen şekilde işlemesini sağlamak için alınan önlemler veya kurallar bütünü an…