furthermore
//ˈfɜːrðərmɔːr//
Çeviri
ayrıca, üstelik, dahası
Tanım
Furthermore, İngilizcede bir bağlaç olarak kullanılır ve daha önce söylenen bir ifadeye ek bilgi veya destekleyici bir nokta eklemek için kullanılır. Genellikle resmi yazışmalarda, akademik metinlerde veya konuşmalarda, bir argümanı güçlendirmek veya bir listeye yeni bir madde eklemek amacıyla tercih edilir. Bu kelime, cümle başında veya ortasında kullanılabilir ve 'ayrıca', 'üstelik' ya da 'dahası' gibi anlamlara gelir. Kullanımı, metne daha resmi ve akıcı bir hava katar; günlük konuşmalarda ise daha az yaygındır. Örneğin, bir tartışmada bir noktayı vurgulamak için 'furthermore' ekleyerek konuyu derinleştirebilirsiniz. Bu bağlaç, benzer işlev gören 'moreover' ve 'in addition' gibi kelimelerle eş anlamlıdır, ancak 'furthermore' genellikle daha güçlü bir ekleme vurgusu taşır.
Örnek
“The project is behind schedule; furthermore, the budget has been cut.”
Proje programın gerisinde kaldı; ayrıca bütçe de kesildi.
“She is an excellent student; furthermore, she volunteers at the local shelter.”
O mükemmel bir öğrenci; üstelik yerel barınakta gönüllü olarak çalışıyor.
“The company plans to expand its operations; furthermore, it will hire new employees.”
Şirket faaliyetlerini genişletmeyi planlıyor; dahası, yeni çalışanlar işe alacak.
“The weather is expected to be cold; furthermore, there is a chance of snow.”
Havanın soğuk olması bekleniyor; ayrıca kar yağışı ihtimali de var.
“He argued that the policy was ineffective; furthermore, he provided data to support his claim.”
Politikanın etkisiz olduğunu savundu; üstelik iddiasını desteklemek için veriler sundu.
“The restaurant offers delicious food; furthermore, the service is exceptional.”
Restoran lezzetli yemekler sunuyor; ayrıca hizmet de olağanüstü.
“The study found no significant side effects; furthermore, patients reported improved quality of life.”
Çalışma önemli bir yan etki bulamadı; dahası, hastalar yaşam kalitesinde iyileşme bildirdi.
“We need to reduce costs; furthermore, we must increase efficiency.”
Maliyetleri düşürmemiz gerekiyor; ayrıca verimliliği artırmalıyız.
“The museum has a vast collection of art; furthermore, it hosts regular exhibitions.”
Müze geniş bir sanat koleksiyonuna sahip; üstelik düzenli sergilere ev sahipliği yapıyor.
“The new software is user-friendly; furthermore, it is compatible with all major operating systems.”
Yeni yazılım kullanıcı dostudur; ayrıca tüm büyük işletim sistemleriyle uyumludur.
Eş anlamlılar