agent
//ˈeɪdʒənt//
Çeviri
etken, faktör
Tanım
Agent, bir süreçte veya durumda belirli bir etki yaratan, sonucu ortaya çıkaran güç, madde veya kişidir. Genellikle kimyasal, biyolojik veya fiziksel bağlamlarda kullanılır; örneğin, bir hastalığa neden olan bir virüs veya bir reaksiyonu hızlandıran bir katalizör agent olarak adlandırılabilir. Bu kullanımda agent, pasif bir öğe değil, aktif bir rol oynayan unsurdur. Günlük dilde daha çok temsilci veya ajan anlamıyla bilinse de, bu teknik anlamıyla bilimsel ve akademik metinlerde sıkça geçer.
Örnek
“The cleaning agent removed all the stains from the carpet.”
Temizlik etkeni halıdaki tüm lekeleri çıkardı.
“Scientists identified the virus as the causative agent of the disease.”
Bilim insanları virüsü hastalığın nedensel etkeni olarak belirledi.
“Water is a common solvent and a key agent in many chemical reactions.”
Su yaygın bir çözücüdür ve birçok kimyasal reaksiyonda anahtar bir faktördür.
“The oxidizing agent caused the metal to rust quickly.”
Oksitleyici etken metalin hızla paslanmasına neden oldu.
“Certain bacteria act as agents of decomposition in the soil.”
Bazı bakteriler toprakta ayrışma etkenleri olarak görev yapar.
“The drug works as a therapeutic agent to reduce inflammation.”
İlaç, iltihabı azaltmak için terapötik bir etken olarak çalışır.
“Pollution is a major agent of environmental degradation.”
Kirlilik, çevresel bozulmanın önemli bir faktörüdür.
“The enzyme acts as a biological agent that speeds up digestion.”
Enzim, sindirimi hızlandıran biyolojik bir etken olarak işlev görür.
“Wind and water are natural agents of erosion.”
Rüzgar ve su, erozyonun doğal etkenleridir.
“The chemical agent was carefully handled to avoid any hazardous reaction.”
Kimyasal etken, tehlikeli bir reaksiyonu önlemek için dikkatlice kullanıldı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1ajan, temsilciBu anlama git
- B2etken, faktör(bu sayfa)