agent
//ˈeɪdʒənt//
Çeviri
ajan, temsilci
Tanım
Agent kelimesi, bir kişi veya kuruluş adına iş yapan, onu temsil eden kişi veya kuruluş anlamına gelir. Bu kullanımda agent, genellikle bir anlaşma, sözleşme veya yetkilendirme çerçevesinde başkalarının çıkarlarını korur veya onlar adına kararlar alır. Örneğin, emlakçılar, sigorta acenteleri veya gizli servis çalışanları birer agent olarak görev yapar. Kelime, iş dünyasında, hukukta ve istihbarat alanında sıkça kullanılır; resmi ve günlük dilde yaygındır.
Örnek
“The real estate agent showed us several houses in the neighborhood.”
Emlakçı bize mahalledeki birkaç evi gösterdi.
“She works as a travel agent, helping clients book flights and hotels.”
Bir seyahat acentesi olarak çalışıyor, müşterilerin uçak ve otel rezervasyonu yapmasına yardımcı oluyor.
“The insurance agent explained the terms of the policy clearly.”
Sigorta acentesi poliçenin şartlarını açıkça açıkladı.
“Our agent in Tokyo negotiated the contract on our behalf.”
Tokyo'daki temsilcimiz sözleşmeyi bizim adımıza müzakere etti.
“The secret agent was sent on a mission to gather intelligence.”
Gizli ajan, istihbarat toplamak için bir göreve gönderildi.
“A literary agent represents authors and helps them sell their manuscripts.”
Bir edebiyat temsilcisi yazarları temsil eder ve el yazmalarını satmalarına yardımcı olur.
“The customs agent inspected our luggage at the border.”
Gümrük memuru sınırda bagajımızı inceledi.
“He hired a talent agent to find him acting roles.”
Oyunculuk rolleri bulması için bir yetenek acentesi tuttu.
“The double agent was passing secrets to both sides.”
Çift taraflı ajan, her iki tarafa da sırlar sızdırıyordu.
“Our company needs a local agent to handle distribution in Asia.”
Şirketimizin Asya'daki dağıtımı yönetmesi için yerel bir temsilciye ihtiyacı var.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1ajan, temsilci(bu sayfa)
- B2etken, faktörBu anlama git