spoil
//spɔɪl//
Çeviri
bozmak, mahvetmek
Tanım
'Spoil' fiili, bir şeyin tadını, keyfini, etkisini veya başarı şansını ortadan kaldırmak, mahvetmek anlamında kullanılır. Genellikle bir sürprizin, planın, anın, zevkin veya deneyimin beklenmedik bir olay veya davranışla zarar görmesini ifade eder. Bu kullanımda, bir şeyi fiziksel olarak çürütmek veya şımartmak anlamlarından farklıdır. Günlük konuşmada, bir durumu olumsuz etkileyen ve her şeyi berbat eden faktörler için sıkça kullanılır.
Örnek
“The sudden rain spoiled our picnic.”
Ani yağmur pikniğimizi bozdu.
“Please don't tell her about the party, you'll spoil the surprise.”
Lütfen ona partiden bahsetme, sürprizi mahvedersin.
“His negative comments completely spoiled the mood of the celebration.”
Onun olumsuz yorumları kutlamanın keyfini tamamen kaçırdı.
“A single mistake could spoil all our careful plans.”
Tek bir hata tüm dikkatli planlarımızı mahvedebilir.
“I didn't want to spoil your fun, so I didn't mention the bad news.”
Eğlenceni bozmak istemedim, bu yüzden kötü haberi söylemedim.
“The ending of the movie was spoiled for me by an online review.”
Filmin sonu bir internet incelemesi tarafından bana söylendi (bozuldu).
“Loud construction noise from next door is spoiling my concentration.”
Yandaki yüksek inşaat gürültüsü konsantrasyonumu bozuyor.
“Their constant arguing is starting to spoil our friendship.”
Onların sürekli tartışmaları arkadaşlığımızı mahvetmeye başlıyor.
“Wearing the wrong shoes spoiled her enjoyment of the long walk.”
Yanlış ayakkabıyı giymek, uzun yürüyüşten aldığı keyfi bozdu.
“Let's not talk about work now and spoil a perfect evening.”
Şimdi iş hakkında konuşup mükemmel bir akşamı mahvetmeyelim.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1bozmak, mahvetmek (keyif, plan, sürpriz vb.)(bu sayfa)
- B2şımartmak (çocuk)Bu anlama git
- C1bozulmak, çürümek (yiyecek)Bu anlama git