widow
//ˈwɪdoʊ//
Çeviri
dul
Tanım
Widow, eşi ölmüş ve henüz yeniden evlenmemiş kadını ifade eden bir isimdir. Bu kelime, bir kadının eşini kaybetmesi durumunu tanımlar ve genellikle yasal, sosyal veya duygusal bağlamlarda kullanılır. Örneğin, bir kadının eşi vefat ettiğinde, toplumda veya resmi belgelerde 'dul' olarak anılır. Kelime, yas süreci, miras hukuku veya aile statüsü gibi konularda sıkça geçer. Ayrıca, bazı kültürlerde dulluk, belirli gelenekler ve beklentilerle ilişkilendirilir. Bu kelimenin başka anlamları da vardır; örneğin, bazı bağlamlarda 'dul örümcek' gibi hayvan adlarında da kullanılır, ancak burada en yaygın anlamı olan 'eşi ölmüş kadın' üzerinde durulmaktadır.
Örnek
“The widow received a pension after her husband's death.”
Dul kadın, kocasının ölümünden sonra emekli maaşı aldı.
“She became a widow at a very young age.”
Çok genç yaşta dul kaldı.
“The widow decided to sell the family house.”
Dul kadın aile evini satmaya karar verdi.
“In many cultures, a widow wears black clothing for a year.”
Birçok kültürde dul kadın bir yıl boyunca siyah giysiler giyer.
“The widow struggled to raise her children alone.”
Dul kadın çocuklarını tek başına büyütmekte zorlandı.
“He left his entire fortune to his widow.”
Tüm servetini dul eşine bıraktı.
“The widow found comfort in her friends and family.”
Dul kadın arkadaşlarında ve ailesinde teselli buldu.
“A widow's grief can last for many years.”
Bir dulun acısı yıllarca sürebilir.
“The widow opened a small shop to support herself.”
Dul kadın kendini geçindirmek için küçük bir dükkan açtı.
“She was a widow for ten years before remarrying.”
Yeniden evlenmeden önce on yıl dul kaldı.
Eş anlamlılar