virtue
//ˈvɜːtʃuː//
Çeviri
erdem
Tanım
Erdem, bir kişinin ahlaki olarak iyi ve doğru kabul edilen niteliklerini ifade eder; dürüstlük, cesaret, adalet ve yardımseverlik gibi olumlu karakter özelliklerini kapsar. Bu kelime, bireyin toplum içinde takdir edilen davranışlarını ve içsel değerlerini tanımlamak için kullanılır. Genellikle bir insanın ahlaki mükemmelliğe ulaşma çabasıyla ilişkilendirilir ve felsefi, dini veya günlük bağlamlarda karşımıza çıkar. Örneğin, bir kişinin zor durumda bile doğru olanı yapması onun erdemli olduğunu gösterir. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin, 'bir şeyin yararlı özelliği'), ancak burada en yaygın ahlaki anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“Honesty is a virtue that everyone should practice.”
Dürüstlük, herkesin uygulaması gereken bir erdemdir.
“She was praised for her virtue and kindness in the community.”
Toplumda erdemi ve nezaketi nedeniyle övüldü.
“Patience is a virtue that helps us deal with difficult situations.”
Sabır, zor durumlarla başa çıkmamıza yardımcı olan bir erdemdir.
“The ancient philosophers often discussed the nature of virtue.”
Antik filozoflar sık sık erdemin doğasını tartışırdı.
“He believes that courage is the most important virtue in life.”
Cesaretin hayattaki en önemli erdem olduğuna inanıyor.
“Teaching children about virtue helps them become responsible adults.”
Çocuklara erdem hakkında öğretmek, sorumlu yetişkinler olmalarına yardımcı olur.
“Her generosity is a virtue that inspires everyone around her.”
Cömertliği, etrafındaki herkese ilham veren bir erdemdir.
“In many cultures, humility is considered a great virtue.”
Birçok kültürde alçakgönüllülük büyük bir erdem olarak kabul edilir.
“He lost his job but maintained his virtue by refusing to lie.”
İşini kaybetti ama yalan söylemeyi reddederek erdemini korudu.
“The story teaches us that virtue is more valuable than wealth.”
Hikaye bize erdemin zenginlikten daha değerli olduğunu öğretir.
Eş anlamlılar