vehicle
//ˈviːɪk(ə)l//
Çeviri
araç
Tanım
Vehicle kelimesi, bir fikri, duyguyu veya mesajı iletmek için kullanılan bir yol, yöntem veya vasıta anlamına gelir. Bu mecazi kullanımda, fiziksel bir taşıt değil, iletişim veya ifade aracı kastedilir. Sanat, dil, müzik veya edebiyat gibi alanlar, genellikle derin duygu ve düşünceleri aktarmak için birer araç olarak tanımlanır. Bu bağlamda kullanımı, daha çok resmi veya edebi bir tona sahiptir.
Örnek
“Art is a powerful vehicle for expressing complex emotions.”
Sanat, karmaşık duyguları ifade etmek için güçlü bir araçtır.
“Music served as a vehicle for social protest in the 1960s.”
Müzik, 1960'larda sosyal protesto için bir araç görevi gördü.
“Her novels are not just stories; they are vehicles for her political ideas.”
Onun romanları sadece hikayeler değil; siyasi fikirlerinin taşıyıcısıdır.
“Poetry can be a vehicle for exploring philosophical questions.”
Şiir, felsefi soruları keşfetmek için bir araç olabilir.
“The documentary was used as a vehicle to raise awareness about climate change.”
Belgesel, iklim değişikliği hakkında farkındalık yaratmak için bir araç olarak kullanıldı.
“Dance is her chosen vehicle for storytelling.”
Dans, onun hikaye anlatmak için seçtiği araçtır.
“Metaphors are common vehicles for conveying abstract concepts.”
Metaforlar, soyut kavramları iletmek için yaygın araçlardır.
“The new policy was merely a vehicle for implementing broader economic reforms.”
Yeni politika, daha geniş ekonomik reformları uygulamak için sadece bir araçtı.
“For many cultures, folklore acts as a vehicle for preserving history and traditions.”
Birçok kültür için halk bilimi, tarihi ve gelenekleri korumanın bir aracıdır.
“His speech became a vehicle for national unity during the crisis.”
Onun konuşması, kriz sırasında ulusal birlik için bir araç haline geldi.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2taşıt, araç (otomobil, kamyon vb.)Bu anlama git
- B2araç, vasıta (fikir, duygu iletmek için)(bu sayfa)