trace
//treɪs//
Çeviri
izini sürmek
Tanım
Trace fiili, bir şeyin veya birinin geçmişte bıraktığı izleri, kanıtları veya kaydı takip ederek bulmak, kökenini veya gelişimini araştırmak anlamına gelir. Bu kullanım, fiziksel bir yolun yanı sıra soyut bir fikrin, bir sorunun veya bir soyun tarihsel kaydının peşine düşmeyi de kapsar. Resmi belgelerde, araştırmalarda ve günlük konuşmada, bir şeyin kaynağını veya geçmişini ortaya çıkarmak için kullanılır.
Örnek
“Archaeologists are trying to trace the origins of this ancient civilization.”
Arkeologlar bu antik uygarlığın kökenlerinin izini sürmeye çalışıyor.
“The police were able to trace the call to a phone booth in the city center.”
Polis, aramanın izini şehir merkezindeki bir telefon kulübesine kadar sürebildi.
“She traced her family tree back to the 16th century.”
Aile ağacının izini 16. yüzyıla kadar sürdü.
“We need to trace the source of this rumor before it spreads further.”
Bu söylentinin daha fazla yayılmadan kaynağının izini sürmemiz gerekiyor.
“The hacker was clever, but experts managed to trace the attack to a foreign server.”
Hacker zekiydi, ancak uzmanlar saldırının izini yabancı bir sunucuya kadar sürmeyi başardı.
“Historians trace the concept of democracy to ancient Greece.”
Tarihçiler demokrasi kavramının izini Antik Yunan'a kadar sürer.
“The rescue team traced the lost hikers' path using footprints and broken branches.”
Kurtarma ekibi, kaybolmuş yürüyüşçülerin izini ayak izlerini ve kırık dalları kullanarak sürdü.
“Can you trace the development of this idea through his earlier writings?”
Bu fikrin gelişiminin izini onun daha önceki yazıları üzerinden sürebilir misin?
“The company is working to trace the contaminated product through the supply chain.”
Şirket, kirlenmiş ürünün izini tedarik zinciri boyunca sürmek için çalışıyor.
“The documentary traces the artist's journey from obscurity to fame.”
Belgesel, sanatçının yolculuğunun izini bilinmezlikten üne kadar sürüyor.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1iz, belirti, kalıntıBu anlama git
- B2iz sürmek, takip etmek(bu sayfa)
- C1taslağını çizmek, kopyasını çıkarmakBu anlama git