suite
//swiːt//
Çeviri
takım, set, süit
Tanım
Suite kelimesi, birbiriyle uyumlu veya bir bütünün parçaları olan nesneler, odalar veya yazılım programları topluluğunu ifade eder. En yaygın kullanım alanları arasında otel odaları (yatak odası ve oturma odasını içeren lüks oda), mobilya takımları (örneğin bir koltuk takımı) ve yazılım paketleri (örneğin ofis yazılım süiti) bulunur. Bu kelime, genellikle bir arada kullanılan veya birbirini tamamlayan öğeleri tanımlamak için kullanılır. Ayrıca müzikte, birbirini takip eden parçalardan oluşan bir kompozisyon türünü de ifade edebilir. Günlük dilde en sık otel ve mobilya bağlamında karşımıza çıkar.
Örnek
“We booked a suite at the hotel for our honeymoon.”
Balayımız için otelde bir süit ayırttık.
“The living room suite includes a sofa, two armchairs, and a coffee table.”
Oturma odası takımı bir kanepe, iki koltuk ve bir sehpa içerir.
“She bought a new software suite for graphic design.”
Grafik tasarım için yeni bir yazılım süiti satın aldı.
“The presidential suite has a stunning view of the city.”
Başkanlık süiti şehrin muhteşem bir manzarasına sahip.
“This bedroom suite consists of a bed, a wardrobe, and two nightstands.”
Bu yatak odası takımı bir yatak, bir gardırop ve iki komodinden oluşur.
“The composer wrote a suite for piano and violin.”
Besteci, piyano ve keman için bir süit yazdı.
“We upgraded to a suite with a separate living area.”
Ayrı bir oturma alanı olan bir süite yükselttik.
“The office suite includes word processing, spreadsheet, and presentation software.”
Ofis süiti, kelime işlemci, elektronik tablo ve sunum yazılımını içerir.
“They purchased a garden suite of furniture for the patio.”
Veranda için bir bahçe mobilya takımı satın aldılar.
“The hotel offers a honeymoon suite with a jacuzzi.”
Otel, jakuzili bir balayı süiti sunuyor.
Eş anlamlılar