stumble
//ˈstʌmbəl//
Çeviri
tökezlemek
Tanım
Stumble, yürürken veya koşarken ayağının bir engele takılıp dengesini kaybetme eylemidir. Genellikle fiziksel bir kazayı ifade eder, ancak mecazi anlamda bir hata yapmak veya bir konuda zorluk çekmek için de kullanılabilir. Burada en yaygın fiziksel anlamı ele alınmıştır; örneğin bir taşa takılıp düşmek üzere olmak gibi. Günlük konuşmalarda sıkça duyulan bir fiildir ve genellikle beklenmedik bir engel sonucu ortaya çıkar.
Örnek
“She stumbled on the uneven pavement and nearly fell.”
Düzgün olmayan kaldırımda tökezledi ve neredeyse düşüyordu.
“He stumbled over a tree root while running in the park.”
Parkta koşarken bir ağaç köküne takılıp tökezledi.
“The old man stumbled as he climbed the stairs.”
Yaşlı adam merdivenleri çıkarken tökezledi.
“She stumbled in the dark because she couldn't see the step.”
Karanlıkta basamağı göremediği için tökezledi.
“He stumbled and dropped his coffee cup.”
Tökezledi ve kahve fincanını düşürdü.
“The child stumbled while learning to walk.”
Çocuk yürümeyi öğrenirken tökezledi.
“She stumbled on a loose stone and twisted her ankle.”
Gevşek bir taşa takılıp tökezledi ve bileğini burktu.
“He stumbled into the room after a long journey.”
Uzun bir yolculuktan sonra odaya tökezleyerek girdi.
“The horse stumbled on the rocky trail but regained its balance.”
At kayalık patikada tökezledi ama dengesini yeniden kazandı.
“She stumbled over a toy left on the floor.”
Yerde bırakılmış bir oyuncağa takılıp tökezledi.
Eş anlamlılar