significance
//sɪɡˈnɪfɪkəns//
Çeviri
önem, anlam, değer
Tanım
Significance, bir şeyin taşıdığı önem, değer veya anlamı ifade eder. Bu kelime, bir olayın, fikrin, nesnenin veya eylemin diğer şeyler üzerindeki etkisini, sonuçlarını veya sembolik değerini vurgulamak için kullanılır. Günlük dilde, bir durumun neden dikkate alınması gerektiğini açıklarken sıkça başvurulan bir terimdir. Örneğin, tarihsel bir olayın significance'i, onun gelecekteki gelişmelere yön vermesinden kaynaklanır. Aynı şekilde, bilimsel bir keşfin significance'i, mevcut bilgi birikimine yaptığı katkıyla ölçülür.
Örnek
“The discovery of penicillin had great significance for modern medicine.”
Penisilinin keşfi, modern tıp için büyük bir öneme sahipti.
“She didn't understand the significance of his words until later.”
Sözlerinin anlamını daha sonraya kadar anlamadı.
“The ceremony was full of cultural significance for the community.”
Tören, topluluk için kültürel anlamlarla doluydu.
“This research could have global significance in fighting climate change.”
Bu araştırma, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel bir öneme sahip olabilir.
“He emphasized the significance of teamwork in achieving success.”
Başarıya ulaşmada takım çalışmasının önemini vurguladı.
“The painting's true significance was only recognized after the artist's death.”
Tablonun gerçek değeri, sanatçının ölümünden sonra fark edildi.
“The treaty marked a turning point of great significance in the region's history.”
Antlaşma, bölgenin tarihinde büyük öneme sahip bir dönüm noktası oldu.
“Parents often underestimate the significance of play in child development.”
Ebeveynler, oyunun çocuk gelişimindeki önemini sık sık hafife alırlar.
“The symbol holds deep religious significance for millions of people.”
Sembol, milyonlarca insan için derin dini anlam taşır.
“His contribution to the project was of little significance in the end.”
Projeye yaptığı katkı, sonuçta çok az önem taşıyordu.
Eş anlamlılar