sensation
//senˈseɪʃn//
Çeviri
his
Tanım
Sensation, bir duyum veya his anlamına gelir; genellikle fiziksel bir uyarana verilen tepkiyi veya yoğun bir duygusal deneyimi ifade eder. Bu kelime, hem bedensel bir algıyı (örneğin sıcaklık, ağrı, dokunma) hem de toplumsal bir heyecan veya şaşkınlık yaratan olayı tanımlamak için kullanılabilir. Günlük dilde, bir haberin ya da olayın yarattığı büyük ilgi ve şaşkınlık da 'sensation' olarak adlandırılır. Kelimenin bu yaygın kullanımı, A1-A2 seviyesindeki öğrenciler için en temel anlamı olan 'fiziksel his' üzerine odaklanmayı gerektirir; ancak burada hem fiziksel hem de mecazi anlamları kapsayan bir tanım sunulmuştur.
Örnek
“I felt a strange sensation in my leg after sitting for hours.”
Saatlerce oturduktan sonra bacağımda garip bir his hissettim.
“The cold water gave a tingling sensation on my skin.”
Soğuk su cildimde karıncalanma hissi yarattı.
“Her speech caused a sensation among the audience.”
Konuşması dinleyiciler arasında heyecan yarattı.
“The new roller coaster is a sensation among thrill-seekers.”
Yeni hız treni, heyecan arayanlar arasında bir sansasyon.
“He lost all sensation in his fingers after the accident.”
Kazadan sonra parmaklarındaki tüm hissi kaybetti.
“The news of the discovery created a sensation worldwide.”
Keşif haberi dünya çapında bir sansasyon yarattı.
“A burning sensation spread through my chest.”
Göğsümde yanma hissi yayıldı.
“The sensation of falling woke me up suddenly.”
Düşme hissi beni aniden uyandırdı.
“The artist's new painting is a visual sensation.”
Sanatçının yeni tablosu görsel bir sansasyon.
“She experienced a strange sensation of déjà vu.”
Garip bir dejavu hissi yaşadı.
Eş anlamlılar