seldom

//ˈseldəm//

Zarflar
B2

Çeviri

nadiren

Tanım

Seldom, bir eylemin veya durumun çok seyrek, sık olmayan bir şekilde gerçekleştiğini ifade eden bir zarftır. Genellikle olumlu veya olumsuz cümlelerde, bir şeyin alışılmışın dışında, az rastlanan bir sıklıkta olduğunu belirtmek için kullanılır. Örneğin, 'She seldom visits her hometown' cümlesi, onun memleketini çok az ziyaret ettiğini anlatır. Bu kelime, günlük konuşma dilinde 'sık sık'ın zıttı olarak yer alır ve resmi metinlerde de yaygındır. 'Seldom' kullanırken dikkat edilmesi gereken nokta, genellikle cümle ortasında, fiilden önce gelmesidir (örneğin, 'I seldom eat fast food'). Ayrıca, 'seldom' ile başlayan cümlelerde devrik yapı da mümkündür (örneğin, 'Seldom do we see such beauty').

Örnek

  • He seldom arrives on time for meetings.

    Toplantılara nadiren zamanında gelir.

  • We seldom have snow in this region.

    Bu bölgede nadiren kar yağar.

  • She seldom complains about her workload.

    İş yükü hakkında nadiren şikayet eder.

  • They seldom go out after dark.

    Hava karardıktan sonra nadiren dışarı çıkarlar.

  • I seldom watch television these days.

    Bu günlerde nadiren televizyon izliyorum.

  • Seldom does a day pass without a phone call from her.

    Ondan telefon gelmeden geçen bir gün nadiren olur.

  • The old man seldom spoke about his past.

    Yaşlı adam geçmişi hakkında nadiren konuşurdu.

  • Such opportunities seldom arise in a lifetime.

    Bu tür fırsatlar bir ömür boyunca nadiren ortaya çıkar.

  • She seldom eats meat, preferring vegetables instead.

    Nadiren et yer, bunun yerine sebzeleri tercih eder.

  • We seldom see each other since she moved away.

    Taşındığından beri birbirimizi nadiren görüyoruz.

Eş anlamlılar

seyrek
ender
ara sıra
bazen

İlgili kelimeler

even

eşitlemek

Fiiller

İngilizce 'even' fiili, bir şeyi düz, pürüzsüz veya eşit hale getirmek anlamında kullanılır. Bu kullanımda, genellikle bir yüzeyi düzleştirme, bir skoru dengeleme veya bir durumu adil kılma eylemini i…

further

geliştirmek, ilerletmek

Fiiller

Further fiili, bir şeyi daha ileri bir aşamaya taşımak, geliştirmek veya desteklemek anlamında kullanılır. Genellikle bir projeyi, fikri, kariyeri veya bir süreci daha etkili hale getirmek için yapıla…

still

yine de, buna rağmen

Zarflar

Still, bir zarf olarak, önceki bir duruma veya beklentiye rağmen bir eylemin veya durumun devam ettiğini veya gerçekleştiğini ifade eder. Genellikle cümle içinde olumsuz bir beklentiye karşın bir şeyi…

aside

kenara, bir kenara

Zarflar

Aside kelimesi, bir konuşma veya metinde ana konudan geçici olarak ayrılıp başka bir konuya değinildiğinde kullanılan bir ifadedir. Genellikle tiyatroda bir karakterin seyirciye doğrudan hitap etmesi…

forth

ileri

Zarflar

Forth, bir yönde ileriye doğru hareketi veya bir yerden dışarıya çıkışı ifade eden bir zarftır. Genellikle 'ileri', 'öne' veya 'dışarı' anlamlarında kullanılır ve özellikle hareket, konuşma veya eylem…

frankly

açıkçası

Zarflar

Açıkçası, bir konuyu doğrudan, samimi ve çekincesiz bir şekilde ifade etmek için kullanılan bir zarftır. Genellikle konuşmacının gerçek düşüncelerini veya duygularını vurgulamak amacıyla cümle başında…

neither

de yok, da yok

Zarflar

'Neither' kelimesi, cümle sonunda kullanıldığında 'de yok' veya 'da yok' anlamına gelir ve genellikle olumsuz bir ifadeyi pekiştirmek için kullanılır. Bu kullanımda, daha önce belirtilen bir olumsuz d…

nowhere

hiçbir yerde

Zarflar

Nowhere, bir yerin veya konumun var olmadığını ifade eden bir zarftır; 'hiçbir yerde' anlamına gelir. Bu kelime, bir şeyin bulunmadığı, mevcut olmadığı veya gerçekleşmediği durumları belirtmek için ku…

otherwise

başka türlü

Zarflar

Otherwise, bir durumun veya koşulun olmaması halinde ortaya çıkacak farklı bir sonucu veya alternatif bir yolu ifade eden bir zarftır. 'Aksi takdirde', 'yoksa' veya 'farklı şekilde' anlamlarına gelir…

somewhat

biraz, oldukça

Zarflar

'Somewhat' zarfı, bir durumun, niteliğin veya miktarın belirli bir derecede, ancak tam veya aşırı olmadığını ifade etmek için kullanılır. 'Biraz', 'oldukça', 'epeyce' veya 'bir dereceye kadar' anlamla…