somewhat

//ˈsʌmwʌt//

Zarflar
B2

Çeviri

biraz, oldukça

Tanım

'Somewhat' zarfı, bir durumun, niteliğin veya miktarın belirli bir derecede, ancak tam veya aşırı olmadığını ifade etmek için kullanılır. 'Biraz', 'oldukça', 'epeyce' veya 'bir dereceye kadar' anlamlarına gelir ve genellikle sıfatların veya diğer zarfların önüne gelerek onların anlamını yumuşatır veya derecelendirir. Resmi ve günlük İngilizcede yaygın olarak kullanılan, orta düzeyde bir vurgu sağlayan bir kelimedir. Örneğin, 'somewhat difficult' ifadesi 'biraz zor' anlamına gelir ve 'çok zor' demekten daha hafif bir ifadedir. Bu kelimenin başka kullanımları da mevcuttur, ancak temel ve en yaygın anlamı derecelendirme işlevidir.

Örnek

  • The movie was somewhat boring in the middle.

    Film ortalarında biraz sıkıcıydı.

  • I am somewhat tired after the long journey.

    Uzun yolculuktan sonra oldukça yorgunum.

  • His explanation was somewhat confusing.

    Onun açıklaması biraz kafa karıştırıcıydı.

  • The results were somewhat better than we expected.

    Sonuçlar beklediğimizden epeyce iyiydi.

  • She felt somewhat nervous before the presentation.

    Sunumdan önce biraz gergin hissetti.

  • The price has increased somewhat since last year.

    Fiyat geçen yıla kıyasla bir miktar arttı.

  • His attitude changed somewhat after the meeting.

    Toplantıdan sonra tavrı bir dereceye kadar değişti.

  • The task is somewhat complicated for a beginner.

    Bu görev bir başlangıç için oldukça karmaşık.

  • I was somewhat surprised by her sudden decision.

    Onun ani kararı karşısında biraz şaşırdım.

  • The weather is somewhat cooler today.

    Hava bugün biraz daha serin.

Eş anlamlılar

biraz
oldukça
epeyce
bir dereceye kadar

İlgili kelimeler

even

eşitlemek

Fiiller

İngilizce 'even' fiili, bir şeyi düz, pürüzsüz veya eşit hale getirmek anlamında kullanılır. Bu kullanımda, genellikle bir yüzeyi düzleştirme, bir skoru dengeleme veya bir durumu adil kılma eylemini i…

further

geliştirmek, ilerletmek

Fiiller

Further fiili, bir şeyi daha ileri bir aşamaya taşımak, geliştirmek veya desteklemek anlamında kullanılır. Genellikle bir projeyi, fikri, kariyeri veya bir süreci daha etkili hale getirmek için yapıla…

still

yine de, buna rağmen

Zarflar

Still, bir zarf olarak, önceki bir duruma veya beklentiye rağmen bir eylemin veya durumun devam ettiğini veya gerçekleştiğini ifade eder. Genellikle cümle içinde olumsuz bir beklentiye karşın bir şeyi…

aside

kenara, bir kenara

Zarflar

Aside kelimesi, bir konuşma veya metinde ana konudan geçici olarak ayrılıp başka bir konuya değinildiğinde kullanılan bir ifadedir. Genellikle tiyatroda bir karakterin seyirciye doğrudan hitap etmesi…

forth

ileri

Zarflar

Forth, bir yönde ileriye doğru hareketi veya bir yerden dışarıya çıkışı ifade eden bir zarftır. Genellikle 'ileri', 'öne' veya 'dışarı' anlamlarında kullanılır ve özellikle hareket, konuşma veya eylem…

frankly

açıkçası

Zarflar

Açıkçası, bir konuyu doğrudan, samimi ve çekincesiz bir şekilde ifade etmek için kullanılan bir zarftır. Genellikle konuşmacının gerçek düşüncelerini veya duygularını vurgulamak amacıyla cümle başında…

neither

de yok, da yok

Zarflar

'Neither' kelimesi, cümle sonunda kullanıldığında 'de yok' veya 'da yok' anlamına gelir ve genellikle olumsuz bir ifadeyi pekiştirmek için kullanılır. Bu kullanımda, daha önce belirtilen bir olumsuz d…

nowhere

hiçbir yerde

Zarflar

Nowhere, bir yerin veya konumun var olmadığını ifade eden bir zarftır; 'hiçbir yerde' anlamına gelir. Bu kelime, bir şeyin bulunmadığı, mevcut olmadığı veya gerçekleşmediği durumları belirtmek için ku…

otherwise

başka türlü

Zarflar

Otherwise, bir durumun veya koşulun olmaması halinde ortaya çıkacak farklı bir sonucu veya alternatif bir yolu ifade eden bir zarftır. 'Aksi takdirde', 'yoksa' veya 'farklı şekilde' anlamlarına gelir…

thus

bu nedenle, böylece

Bağlaçlar

Thus, bir sonuç veya çıkarımı ifade eden, genellikle resmi ve yazılı bağlamlarda kullanılan bir bağlaçtır. Önceki ifade veya durumun mantıksal sonucunu belirtmek için kullanılır. 'Therefore', 'consequ…