rise
//raɪz//
Çeviri
ayağa kalkmak
Tanım
Rise fiili, bir kişinin oturur, yatar veya uzanır durumdan ayağa kalkması anlamına gelir. Genellikle sabah uyandıktan sonra yataktan kalkmayı veya bir saygı göstergesi olarak yerinden kalkmayı ifade eder. Bu kullanımda rise, daha resmi veya edebi bir tona sahiptir ve günlük konuşmada sıkça tercih edilen get up ile benzer anlam taşır.
Örnek
“She rises at six every morning to go for a run.”
Her sabah altıda koşuya çıkmak için ayağa kalkar.
“The audience rose when the president entered the hall.”
Salona başkan girdiğinde seyirciler ayağa kalktı.
“He rose from his chair to greet the guests.”
Misafirleri karşılamak için sandalyesinden ayağa kalktı.
“The judge asked everyone to rise as the verdict was read.”
Hakim, karar okunurken herkesin ayağa kalkmasını istedi.
“After a long nap, the baby finally rose from the crib.”
Uzun bir uykudan sonra bebek nihayet beşikten ayağa kalktı.
“The old man rose slowly, using his cane for support.”
Yaşlı adam, bastonuna dayanarak yavaşça ayağa kalktı.
“All students rose when the teacher entered the classroom.”
Öğretmen sınıfa girdiğinde tüm öğrenciler ayağa kalktı.
“She rose from the yoga mat and stretched her arms.”
Yoga matından ayağa kalktı ve kollarını uzattı.
“The knight rose after being knocked down in battle.”
Savaşta yere serilen şövalye ayağa kalktı.
“He rose early to prepare for the important meeting.”
Önemli toplantıya hazırlanmak için erken ayağa kalktı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2yükselmek, artmakBu anlama git
- B1doğmak (güneş)Bu anlama git
- B2ayağa kalkmak(bu sayfa)