revenue
//ˈrevənuː//
Çeviri
gelir, hasılat
Tanım
Bir şirketin veya kurumun belirli bir dönemde mal satışı, hizmet sunumu veya diğer faaliyetlerinden elde ettiği toplam para miktarına revenue denir. Gelir tablosunda en üst satırda yer alan bu kalem, işletmenin temel faaliyetlerinden kazandığı brüt tutarı gösterir. Revenue, net kârdan farklıdır çünkü giderler, vergiler ve maliyetler düşülmeden önceki toplam tutarı ifade eder. Günlük hayatta bir işletmenin büyüklüğünü veya başarısını değerlendirirken sıkça başvurulan bir ölçüttür. Bu kelimenin ayrıca devlet gelirleri (vergi gelirleri) gibi başka anlamları da vardır.
Örnek
“The company's annual revenue exceeded one billion dollars for the first time.”
Şirketin yıllık geliri ilk kez bir milyar doları aştı.
“They reported a 15% increase in revenue compared to last quarter.”
Geçen çeyreğe kıyasla gelirde %15 artış bildirdiler.
“Revenue from online sales now accounts for over half of total revenue.”
Çevrimiçi satışlardan elde edilen gelir artık toplam gelirin yarısından fazlasını oluşturuyor.
“The startup struggled to generate enough revenue to cover its operating costs.”
Girişim, işletme maliyetlerini karşılayacak kadar gelir elde etmekte zorlandı.
“Advertising revenue has been declining steadily over the past few years.”
Reklam geliri son birkaç yıldır istikrarlı bir şekilde düşüyor.
“The tax department is responsible for collecting government revenue.”
Vergi dairesi, devlet gelirlerini toplamaktan sorumludur.
“Subscription fees are the main source of revenue for this streaming service.”
Abonelik ücretleri, bu yayın hizmetinin ana gelir kaynağıdır.
“Revenue growth slowed down due to increased competition in the market.”
Piyasadaki artan rekabet nedeniyle gelir büyümesi yavaşladı.
“The company's revenue forecast for next year is optimistic.”
Şirketin gelecek yıl için gelir tahmini iyimser.
“They reinvested a portion of their revenue into research and development.”
Gelirlerinin bir kısmını araştırma ve geliştirmeye yeniden yatırdılar.
Eş anlamlılar