resent
//rɪˈzent//
Çeviri
gücenmek, içerlemek
Tanım
Resent, bir kişinin haksızlığa uğradığını düşünerek öfke veya kırgınlık duyması anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir davranış, söz veya durum karşısında hissedilen derin bir rahatsızlığı ifade eder. Bu duygu, kişinin kendisine saygısızlık yapıldığını veya değerinin düşürüldüğünü hissettiği durumlarda ortaya çıkar. Resent, geçmişte yaşanan bir olaya karşı uzun süreli bir kızgınlık olarak da kullanılabilir. Günlük konuşmalarda ve yazılı metinlerde sıkça rastlanan bu kelime, genellikle olumsuz bir duyguyu tanımlar.
Örnek
“She resents her boss for taking credit for her work.”
Patronunun işinin takdirini kendine mal etmesine içerliyor.
“He resents being treated like a child.”
Bir çocuk gibi davranılmasına güceniyor.
“They resent the new rules that limit their freedom.”
Özgürlüklerini kısıtlayan yeni kurallara içerliyorlar.
“I resent having to work late every day.”
Her gün geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalmama güceniyorum.
“She resents her sister for always getting more attention.”
Kız kardeşinin her zaman daha fazla ilgi görmesine içerliyor.
“He resents the fact that he was overlooked for the promotion.”
Terfi için göz ardı edildiği gerçeğine güceniyor.
“They resent being told what to do all the time.”
Sürekli ne yapacaklarının söylenmesine içerliyorlar.
“I resent your implication that I am lazy.”
Tembel olduğum yönündeki imanına güceniyorum.
“She resents the way he talks down to her.”
Onunla küçümseyici bir şekilde konuşma şekline içerliyor.
“He resents having to apologize when he did nothing wrong.”
Hiçbir yanlış yapmadığı halde özür dilemek zorunda kalmasına güceniyor.
Eş anlamlılar