recipient
//rɪˈsɪpiənt//
Çeviri
alıcı
Tanım
Recipient, bir şeyi alan kişi veya kurumu ifade eder. Genellikle bir hediye, ödül, mektup, e-posta, para transferi veya bağış gibi bir şeyin ulaştığı tarafı tanımlamak için kullanılır. Örneğin, bir ödül töreninde ödülü alan kişi recipient olarak adlandırılır. Bu kelime resmi yazışmalarda, finansal işlemlerde ve günlük hayatta sıkça karşımıza çıkar. Bir e-posta gönderirken alıcı adresini belirtmek için de recipient terimi kullanılır. Kısacası, recipient bir eylemin veya iletimin hedefindeki kişi veya kurumdur.
Örnek
“She was the recipient of the Nobel Peace Prize.”
O, Nobel Barış Ödülü'nün alıcısıydı.
“Please enter the recipient's email address in this field.”
Lütfen bu alana alıcının e-posta adresini girin.
“The charity organization is the recipient of all donations.”
Hayır kurumu, tüm bağışların alıcısıdır.
“He was the recipient of a prestigious scholarship.”
O, prestijli bir bursun alıcısıydı.
“The letter was returned because the recipient had moved.”
Mektup, alıcı taşındığı için geri gönderildi.
“As the recipient of the award, she gave a heartfelt speech.”
Ödülün alıcısı olarak, içten bir konuşma yaptı.
“The bank requires the recipient's full name for the transfer.”
Banka, transfer için alıcının tam adını talep ediyor.
“She was the lucky recipient of a free vacation.”
O, ücretsiz bir tatilin şanslı alıcısıydı.
“The recipient of the package must sign for it.”
Paketin alıcısı, onu imzalamalıdır.
“He became the recipient of widespread criticism after his remarks.”
Sözlerinin ardından yaygın eleştirilerin alıcısı oldu.
Eş anlamlılar