rack

//ræk//

İsimler
B2

Çeviri

raf

Tanım

Rack, genellikle eşyaları düzenli bir şekilde yerleştirmek, saklamak veya sergilemek için kullanılan, metal, ahşap veya plastikten yapılmış bir yapı veya düzenektir. Evlerde baharat, kitap veya ayakkabı gibi küçük eşyaları düzenlemek için sıkça tercih edilirken, endüstriyel alanlarda ağır yükleri taşımak için de kullanılır. Bu kelime, özellikle mutfak, depo veya garaj gibi alanlarda eşyaların erişilebilir ve düzenli olmasını sağlayan bir mobilya parçasını ifade eder. Günlük dilde, bir rafın üzerine konulan nesnelerin kolayca görülebilmesi ve alınabilmesi amaçlanır. Rack kelimesinin başka anlamları da vardır; örneğin, bir işkence aleti veya bir bilgisayar sunucu ünitesi gibi farklı bağlamlarda kullanılabilir, ancak burada en yaygın ve temel anlamı olan 'raf' üzerinde durulmaktadır.

Örnek

  • She placed the spices on the kitchen rack for easy access.

    Baharatları kolay erişim için mutfak rafına yerleştirdi.

  • The wine rack in the cellar can hold up to fifty bottles.

    Mahzendeki şarap rafı elli şişeye kadar alabilir.

  • He organized his tools on a metal rack in the garage.

    Aletlerini garajdaki metal bir raf üzerinde düzenledi.

  • The bookstore had a special rack for new releases near the entrance.

    Kitapçının girişe yakın bir yerde yeni çıkanlar için özel bir rafı vardı.

  • I need to buy a shoe rack to keep the hallway tidy.

    Koridoru düzenli tutmak için bir ayakkabılık almam gerekiyor.

  • The DVDs were stacked neatly on the rack next to the television.

    DVD'ler televizyonun yanındaki rafta düzgünce istiflenmişti.

  • A drying rack is essential for air-drying delicate clothes.

    Narin kıyafetleri havada kurutmak için bir kurutma rafı gereklidir.

  • The factory worker loaded the boxes onto a large storage rack.

    Fabrika işçisi kutuları büyük bir depolama rafına yükledi.

  • She hung her necklaces on a small rack to prevent tangling.

    Kolyelerini dolaşmasını önlemek için küçük bir rafa astı.

  • The magazine rack in the waiting room was filled with old issues.

    Bekleme odasındaki dergi rafı eski sayılarla doluydu.

Eş anlamlılar

raflık
dolap rafı
sergileme ünitesi
askılık

İlgili kelimeler

bug

böcek dinleme cihazı

İsimler
Animals

Bug, bir konuşmayı gizlice kaydetmek veya dinlemek için kullanılan küçük bir elektronik cihazdır. Genellikle casusluk, güvenlik veya özel dedektiflik gibi amaçlarla bir odaya, telefona veya eşyaya giz…

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

board

yönetim kurulu

İsimler
School

Board, bir şirket veya kuruluşun stratejik kararlarını almak ve yönetimini denetlemek üzere seçilen üyelerden oluşan resmi bir gruptur. Genellikle üst düzey yöneticiler, hissedarlar veya bağımsız uzma…

class

kalite, sınıf

İsimler
School

İngilizce 'class' kelimesi, bir ürünün veya hizmetin kalite düzeyini veya kategorisini ifade eder. Bu kullanımda, genellikle bir malın veya hizmetin belirli standartlara göre sınıflandırıldığı durumla…

tick

işaretlemek (kontrol işareti)

İsimler
School

Tick, bir listenin veya formun üzerine doğrulama veya onay belirtmek için konulan küçük bir işarettir (✓). Genellikle bir öğenin tamamlandığını, seçildiğini veya doğru olduğunu göstermek için kullanıl…

alliance

ittifak

İsimler

Alliance, ortak bir amaç veya çıkar doğrultusunda bir araya gelen kişi, grup veya ülkeler arasında yapılan resmi veya gayriresmî iş birliği anlaşmasıdır. Genellikle siyasi, askerî veya ticari alanlard…

liberation

kurtuluş, özgürleşme

İsimler

Liberation, bir kişinin, grubun veya toplumun baskı, esaret, sınırlama veya kontrol altında olmaktan kurtulması anlamına gelir. Bu kavram, fiziksel özgürlükten (örneğin bir mahkumun serbest bırakılmas…

culprit

suçlu

İsimler

Culprit, bir suçun, hatanın veya olumsuz bir durumun sorumlusu olan kişi veya şey anlamına gelir. Genellikle bir olayın failini belirtmek için kullanılır ve hem hukuki bağlamda (bir suçu işleyen kişi)…

oppression

baskı, zulüm

İsimler

Oppression, bir kişi veya gruba, genellikle siyasi veya sosyal güç sahibi olanlar tarafından, adaletsiz, zalimce veya sert bir şekilde davranılması durumudur. Bu kavram, temel hak ve özgürlüklerin kıs…