pupil

//ˈpjuːpəl//

İsimler
B2

Çeviri

gözbebeği

Tanım

Pupil, gözün iris adı verilen renkli kısmının ortasında bulunan, ışığın göz içine girmesini sağlayan siyah dairesel açıklıktır. Bu yapı, ışık koşullarına bağlı olarak büyüyüp küçülerek retinaya ulaşan ışık miktarını düzenler; loş ortamlarda genişler (midriyazis), parlak ortamlarda daralır (miyozis). Gözbebeği, gözün odaklanma ve derinlik algısı gibi işlevlerinde dolaylı rol oynar ve tıbbi muayenelerde sinir sistemi sağlığı hakkında ipucu verir. Günlük dilde 'göz bebeği' olarak da bilinir ve genellikle 'gözün siyah kısmı' şeklinde tarif edilir.

Örnek

  • The doctor shined a light into my eye to check if my pupil would constrict properly.

    Doktor, gözbebeğimin düzgün bir şekilde daralıp daralmadığını kontrol etmek için gözüme bir ışık tuttu.

  • In dim lighting, your pupil dilates to let in more light.

    Loş ışıkta gözbebeğiniz daha fazla ışık almak için büyür.

  • She noticed that her pupil was unusually large after the eye exam.

    Göz muayenesinden sonra gözbebeğinin alışılmadık şekilde büyük olduğunu fark etti.

  • The pupil reacts to light even if you are not consciously aware of it.

    Gözbebeği, siz bilinçli olarak farkında olmasanız bile ışığa tepki verir.

  • A sudden bright flash can cause the pupil to shrink rapidly.

    Ani bir parlak flaş, gözbebeğinin hızla küçülmesine neden olabilir.

  • The ophthalmologist measured the size of each pupil to compare them.

    Göz doktoru, onları karşılaştırmak için her bir gözbebeğinin boyutunu ölçtü.

  • When you are scared, your pupil may dilate as part of the fight-or-flight response.

    Korktuğunuzda, savaş ya da kaç tepkisinin bir parçası olarak gözbebeğiniz büyüyebilir.

  • The cat's pupil was a narrow slit in the bright sunlight.

    Kedinin gözbebeği parlak güneş ışığında ince bir yarık halindeydi.

  • He could see his own reflection in the tiny mirror of her pupil.

    Onun gözbebeğinin küçük aynasında kendi yansımasını görebiliyordu.

  • Anisocoria is a condition where one pupil is larger than the other.

    Anizokori, bir gözbebeğinin diğerinden daha büyük olduğu bir durumdur.

Eş anlamlılar

göz bebeği

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

bug

böcek dinleme cihazı

İsimler
Animals

Bug, bir konuşmayı gizlice kaydetmek veya dinlemek için kullanılan küçük bir elektronik cihazdır. Genellikle casusluk, güvenlik veya özel dedektiflik gibi amaçlarla bir odaya, telefona veya eşyaya giz…

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

board

yönetim kurulu

İsimler
School

Board, bir şirket veya kuruluşun stratejik kararlarını almak ve yönetimini denetlemek üzere seçilen üyelerden oluşan resmi bir gruptur. Genellikle üst düzey yöneticiler, hissedarlar veya bağımsız uzma…

class

kalite, sınıf

İsimler
School

İngilizce 'class' kelimesi, bir ürünün veya hizmetin kalite düzeyini veya kategorisini ifade eder. Bu kullanımda, genellikle bir malın veya hizmetin belirli standartlara göre sınıflandırıldığı durumla…

tick

işaretlemek (kontrol işareti)

İsimler
School

Tick, bir listenin veya formun üzerine doğrulama veya onay belirtmek için konulan küçük bir işarettir (✓). Genellikle bir öğenin tamamlandığını, seçildiğini veya doğru olduğunu göstermek için kullanıl…

alliance

ittifak

İsimler

Alliance, ortak bir amaç veya çıkar doğrultusunda bir araya gelen kişi, grup veya ülkeler arasında yapılan resmi veya gayriresmî iş birliği anlaşmasıdır. Genellikle siyasi, askerî veya ticari alanlard…

liberation

kurtuluş, özgürleşme

İsimler

Liberation, bir kişinin, grubun veya toplumun baskı, esaret, sınırlama veya kontrol altında olmaktan kurtulması anlamına gelir. Bu kavram, fiziksel özgürlükten (örneğin bir mahkumun serbest bırakılmas…

culprit

suçlu

İsimler

Culprit, bir suçun, hatanın veya olumsuz bir durumun sorumlusu olan kişi veya şey anlamına gelir. Genellikle bir olayın failini belirtmek için kullanılır ve hem hukuki bağlamda (bir suçu işleyen kişi)…

oppression

baskı, zulüm

İsimler

Oppression, bir kişi veya gruba, genellikle siyasi veya sosyal güç sahibi olanlar tarafından, adaletsiz, zalimce veya sert bir şekilde davranılması durumudur. Bu kavram, temel hak ve özgürlüklerin kıs…