proof

//pruːf//

İsimler
B2

Çeviri

kanıt

Tanım

Proof, bir iddianın, savın veya olgunun doğruluğunu göstermek için kullanılan delil veya belgedir. Hukuk, bilim, matematik ve günlük hayatta sıkça başvurulan bu kavram, bir şeyin kesin olarak var olduğunu veya doğru olduğunu ispatlama amacı taşır. Örneğin, bir suçun işlendiğini gösteren fiziksel kanıtlar veya bir teorinin geçerliliğini ortaya koyan deney sonuçları proof olarak adlandırılır. Günlük kullanımda, bir kişinin söylediğinin arkasında durması için somut bir dayanak gerektiğinde proof kelimesi kullanılır. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin, matbu metinlerde düzeltme işareti veya alkol oranı), ancak burada en yaygın anlamı olan 'kanıt' ele alınmıştır.

Örnek

  • The detective found proof that the suspect was at the scene.

    Dedektif, şüphelinin olay yerinde olduğuna dair kanıt buldu.

  • She needed proof of income to rent the apartment.

    Daireyi kiralamak için gelir kanıtına ihtiyacı vardı.

  • The scientist presented proof of the new theory at the conference.

    Bilim insanı, konferansta yeni teorinin kanıtını sundu.

  • Without proof, the accusation is just a rumor.

    Kanıt olmadan, suçlama sadece bir söylentidir.

  • The receipt is proof that you paid for the item.

    Fiş, ürün için ödeme yaptığınızın kanıtıdır.

  • He asked for proof of identity before allowing entry.

    Girişe izin vermeden önce kimlik kanıtı istedi.

  • The video evidence was the strongest proof in the trial.

    Video kanıtı, duruşmadaki en güçlü kanıttı.

  • There is no proof that the medicine is effective for this disease.

    İlacın bu hastalık için etkili olduğuna dair hiçbir kanıt yok.

  • Her success is proof that hard work pays off.

    Başarısı, sıkı çalışmanın karşılığını verdiğinin kanıtıdır.

  • The document serves as proof of ownership for the car.

    Belge, arabanın mülkiyet kanıtı olarak hizmet eder.

Eş anlamlılar

delil
ispat
belge
gerekçe
tanık

İlgili kelimeler

bug

böcek dinleme cihazı

İsimler
Animals

Bug, bir konuşmayı gizlice kaydetmek veya dinlemek için kullanılan küçük bir elektronik cihazdır. Genellikle casusluk, güvenlik veya özel dedektiflik gibi amaçlarla bir odaya, telefona veya eşyaya giz…

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

board

yönetim kurulu

İsimler
School

Board, bir şirket veya kuruluşun stratejik kararlarını almak ve yönetimini denetlemek üzere seçilen üyelerden oluşan resmi bir gruptur. Genellikle üst düzey yöneticiler, hissedarlar veya bağımsız uzma…

class

kalite, sınıf

İsimler
School

İngilizce 'class' kelimesi, bir ürünün veya hizmetin kalite düzeyini veya kategorisini ifade eder. Bu kullanımda, genellikle bir malın veya hizmetin belirli standartlara göre sınıflandırıldığı durumla…

tick

işaretlemek (kontrol işareti)

İsimler
School

Tick, bir listenin veya formun üzerine doğrulama veya onay belirtmek için konulan küçük bir işarettir (✓). Genellikle bir öğenin tamamlandığını, seçildiğini veya doğru olduğunu göstermek için kullanıl…

alliance

ittifak

İsimler

Alliance, ortak bir amaç veya çıkar doğrultusunda bir araya gelen kişi, grup veya ülkeler arasında yapılan resmi veya gayriresmî iş birliği anlaşmasıdır. Genellikle siyasi, askerî veya ticari alanlard…

liberation

kurtuluş, özgürleşme

İsimler

Liberation, bir kişinin, grubun veya toplumun baskı, esaret, sınırlama veya kontrol altında olmaktan kurtulması anlamına gelir. Bu kavram, fiziksel özgürlükten (örneğin bir mahkumun serbest bırakılmas…

culprit

suçlu

İsimler

Culprit, bir suçun, hatanın veya olumsuz bir durumun sorumlusu olan kişi veya şey anlamına gelir. Genellikle bir olayın failini belirtmek için kullanılır ve hem hukuki bağlamda (bir suçu işleyen kişi)…

oppression

baskı, zulüm

İsimler

Oppression, bir kişi veya gruba, genellikle siyasi veya sosyal güç sahibi olanlar tarafından, adaletsiz, zalimce veya sert bir şekilde davranılması durumudur. Bu kavram, temel hak ve özgürlüklerin kıs…