priority
//praɪˈɒrəti//
Çeviri
öncelik
Tanım
Priority, bir şeyin diğerlerine göre daha önce ele alınması veya daha önemli görülmesi durumudur. Günlük hayatta işlerin, görevlerin veya hedeflerin sıralanmasında kullanılır; bir eylemin veya kaynağın başka bir şeye tercih edilmesi gerektiğini ifade eder. Örneğin, bir projede kritik bir hatayı düzeltmek, yeni bir özellik eklemekten daha yüksek önceliğe sahip olabilir. Bu kelime, zaman yönetimi, acil durum planlaması ve karar verme süreçlerinde sıkça karşımıza çıkar.
Örnek
“Safety should always be a top priority in any workplace.”
Güvenlik, her iş yerinde her zaman en önemli öncelik olmalıdır.
“She set her family as her priority over her career.”
Ailesini kariyerinin önünde bir öncelik olarak belirledi.
“The manager gave priority to the urgent customer complaint.”
Müdür, acil müşteri şikayetine öncelik verdi.
“We need to decide which tasks have the highest priority.”
Hangi görevlerin en yüksek önceliğe sahip olduğuna karar vermeliyiz.
“The government made education a national priority.”
Hükümet, eğitimi ulusal bir öncelik haline getirdi.
“In emergencies, medical help gets priority over other services.”
Acil durumlarda, tıbbi yardım diğer hizmetlerden önce öncelik alır.
“He listed his priorities before starting the project.”
Projeye başlamadan önce önceliklerini sıraladı.
“The company's priority is to reduce costs this quarter.”
Şirketin önceliği bu çeyrekte maliyetleri düşürmektir.
“You should give priority to tasks with approaching deadlines.”
Yaklaşan son teslim tarihleri olan görevlere öncelik vermelisiniz.
“Her health became her main priority after the diagnosis.”
Teşhisten sonra sağlığı onun ana önceliği haline geldi.
Eş anlamlılar