prey
//preɪ//
Çeviri
av
Tanım
Prey (av), bir hayvanın beslenmek amacıyla avladığı canlıyı ifade eder. Genellikle yırtıcı hayvanlar tarafından yakalanan ve tüketilen daha küçük veya daha zayıf organizmalar için kullanılır. Bu kelime, doğal döngüde avcı-av ilişkisini tanımlarken, mecazi anlamda bir kişinin veya grubun hedef alındığı durumlar için de kullanılabilir (örneğin, dolandırıcıların avı). Günlük konuşmada ve bilimsel bağlamlarda yaygındır; özellikle ekoloji, biyoloji ve avcılıkla ilgili metinlerde sıkça geçer. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin, 'prey' fiil olarak 'avlanmak' anlamına gelir), ancak burada isim olarak en yaygın kullanımı ele alınmıştır.
Örnek
“The lion stalked its prey through the tall grass.”
Aslan, uzun otların arasında avını takip etti.
“Small fish are often the prey of larger ocean predators.”
Küçük balıklar genellikle daha büyük okyanus yırtıcılarının avıdır.
“The hawk spotted its prey from high above and swooped down.”
Şahin, yüksekten avını fark etti ve aşağıya doğru daldı.
“Mice are common prey for snakes and owls.”
Fareler, yılanlar ve baykuşlar için yaygın bir avdır.
“The cheetah uses its speed to catch prey on the open plains.”
Çita, açık ovalarda avını yakalamak için hızını kullanır.
“In the wild, a deer must always be alert to avoid becoming prey.”
Vahşi doğada, bir geyik av olmamak için her zaman tetikte olmalıdır.
“The spider weaves a web to trap its prey.”
Örümcek, avını tuzağa düşürmek için bir ağ örer.
“Elderly people can sometimes become prey to online scams.”
Yaşlı insanlar bazen çevrimiçi dolandırıcılıkların avı olabilir.
“The wolf pack worked together to bring down a large prey.”
Kurt sürüsü, büyük bir avı alt etmek için birlikte çalıştı.
“Many birds of prey have excellent eyesight for hunting.”
Birçok yırtıcı kuş, avlanmak için mükemmel bir görüşe sahiptir.
Eş anlamlılar