pose

//poʊz//

Fiiller
B2

Çeviri

poz vermek

Tanım

Pose kelimesi, bir fotoğraf veya resim çekimi sırasında vücuda belirli bir şekil veya duruş vermek anlamına gelir. Genellikle sanat, moda veya günlük hayatta bir kişinin kendini belirli bir açıdan göstermesi için kullanılır. Bu fiil, bir modelin kameraya karşı duruşunu ayarlamasından, birinin arkadaşlarıyla fotoğraf çektirirken doğal bir ifade takınmasına kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir. Ayrıca, 'pose' mecazi olarak bir durumu veya fikri ortaya koymak anlamında da kullanılabilir, ancak burada en yaygın anlamı olan fiziksel duruş üzerinde durulmaktadır. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, örneğin bir sorun teşkil etmek gibi.

Örnek

  • She posed for a portrait in the garden.

    Bahçede bir portre için poz verdi.

  • The model posed gracefully on the catwalk.

    Model podyumda zarifçe poz verdi.

  • He asked me to pose with my hands on my hips.

    Ellerimi belime koyarak poz vermemi istedi.

  • They posed for a family photo after dinner.

    Akşam yemeğinden sonra bir aile fotoğrafı için poz verdiler.

  • The actress posed for the paparazzi outside the hotel.

    Aktris, otelin dışında paparazzilere poz verdi.

  • I felt awkward posing in front of so many people.

    Bu kadar çok insanın önünde poz verirken kendimi garip hissettim.

  • The yoga instructor showed us how to pose in tree position.

    Yoga eğitmeni bize ağaç duruşunda nasıl poz vereceğimizi gösterdi.

  • He posed as a tourist to avoid suspicion.

    Şüphelenilmemek için turist gibi poz verdi.

  • The children posed with their new puppy for a cute picture.

    Çocuklar, yeni köpek yavrularıyla sevimli bir fotoğraf için poz verdiler.

  • She posed dramatically against the sunset.

    Gün batımına karşı dramatik bir şekilde poz verdi.

Eş anlamlılar

duruş almak
durmak
kıvırmak
görünmek

İlgili kelimeler

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

catch

kapmak, bulaşmak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bu kullanımda bir hastalığa yakalanmak veya bir hastalığın bulaşması anlamına gelir. Genellikle soğuk algınlığı, grip gibi bulaşıcı hastalıklar için kullanılır ve günlük konuşma dilinde y…

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Retreat, askeri bir birlik veya ordunun, genellikle düşman baskısı veya stratejik nedenlerle, bulunduğu mevziden planlı bir şekilde geri çekilmesi eylemidir. Bu terim, savaş alanında düzenli bir tahli…

resist

direnmek, karşı koymak

Fiiller

Resist, bir eyleme, etkiye, baskıya veya değişime karşı durmak, ona engel olmaya çalışmak anlamına gelir. Genellikle fiziksel bir güce, bir alışkanlığa, bir cazibeye veya otoriteye karşı koyma durumla…

tamper

kurcalamak

Fiiller

Tamper, bir şeyi izinsiz veya usulsüz bir şekilde değiştirmek, bozmak veya müdahale etmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir cihaz, sistem, belge veya kanıt gibi hassas bir nesneye yetkisiz mü…

act

yasa, kanun

İsimler

Act, bir ülkenin yasama organı tarafından kabul edilen ve resmi olarak yürürlüğe giren yazılı bir kanun veya yasadır. Genellikle parlamento veya kongre gibi yetkili bir kurum tarafından çıkarılır ve t…

address

ele almak

Fiiller

Address fiili, bir sorunu, konuyu veya durumu ele almak, üzerinde durmak veya çözmeye çalışmak anlamına gelir. Bu kullanım genellikle resmi veya akademik bağlamlarda, bir meselenin dikkate alınması ve…

bar

engel olmak, mani olmak

Fiiller

Bar fiili, bir şeyin olmasını veya birinin bir şey yapmasını engellemek, önlemek anlamına gelir. Genellikle resmi veya hukuki bağlamlarda kullanılır ve bir eylemin gerçekleşmesine izin verilmediğini i…

blow

darbe, vuruş

İsimler

Blow, bir yumruk, tokat veya herhangi bir nesneyle yapılan fiziksel bir darbeyi veya vuruşu ifade eder. Genellikle kavga, spor veya kaza gibi durumlarda kullanılır ve hedefe uygulanan ani ve sert bir…

call

karar vermek

Fiiller

"Call" fiili, bir durum veya olay hakkında karar vermek, özellikle bir sonucu veya eylemi belirlemek anlamında kullanılır. Genellikle resmi veya önemli bağlamlarda, bir seçim yapılması gerektiğinde te…