pose
//poʊz//
Çeviri
poz vermek
Tanım
Pose kelimesi, bir fotoğraf veya resim çekimi sırasında vücuda belirli bir şekil veya duruş vermek anlamına gelir. Genellikle sanat, moda veya günlük hayatta bir kişinin kendini belirli bir açıdan göstermesi için kullanılır. Bu fiil, bir modelin kameraya karşı duruşunu ayarlamasından, birinin arkadaşlarıyla fotoğraf çektirirken doğal bir ifade takınmasına kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir. Ayrıca, 'pose' mecazi olarak bir durumu veya fikri ortaya koymak anlamında da kullanılabilir, ancak burada en yaygın anlamı olan fiziksel duruş üzerinde durulmaktadır. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, örneğin bir sorun teşkil etmek gibi.
Örnek
“She posed for a portrait in the garden.”
Bahçede bir portre için poz verdi.
“The model posed gracefully on the catwalk.”
Model podyumda zarifçe poz verdi.
“He asked me to pose with my hands on my hips.”
Ellerimi belime koyarak poz vermemi istedi.
“They posed for a family photo after dinner.”
Akşam yemeğinden sonra bir aile fotoğrafı için poz verdiler.
“The actress posed for the paparazzi outside the hotel.”
Aktris, otelin dışında paparazzilere poz verdi.
“I felt awkward posing in front of so many people.”
Bu kadar çok insanın önünde poz verirken kendimi garip hissettim.
“The yoga instructor showed us how to pose in tree position.”
Yoga eğitmeni bize ağaç duruşunda nasıl poz vereceğimizi gösterdi.
“He posed as a tourist to avoid suspicion.”
Şüphelenilmemek için turist gibi poz verdi.
“The children posed with their new puppy for a cute picture.”
Çocuklar, yeni köpek yavrularıyla sevimli bir fotoğraf için poz verdiler.
“She posed dramatically against the sunset.”
Gün batımına karşı dramatik bir şekilde poz verdi.
Eş anlamlılar