pilgrim
//ˈpɪlɡrɪm//
Çeviri
hacı
Tanım
Pilgrim, genellikle dini bir amaçla kutsal bir yere seyahat eden kişidir. Bu kelime, özellikle Hristiyanlık, İslam ve Hinduizm gibi dinlerde önemli bir yere sahiptir. Hacılar, manevi bir yolculuğa çıkarak ibadetlerini yerine getirir, günahlarından arınmayı veya bir kutsal mekânı ziyaret etmeyi hedefler. Günlük dilde, bir amaca ulaşmak için zorlu bir yolculuk yapan kişileri tanımlamak için de mecazi anlamda kullanılabilir. Örneğin, tarihsel bağlamda Amerika'ya ilk yerleşen Pilgrim Fathers (Hacı Babalar) da bu terimle anılır.
Örnek
“Every year, thousands of pilgrims travel to Mecca for the Hajj.”
Her yıl binlerce hacı, Hac ibadeti için Mekke'ye seyahat eder.
“The pilgrim walked slowly along the dusty road, praying quietly.”
Hacı, tozlu yol boyunca yavaşça yürüdü ve sessizce dua etti.
“She felt a deep sense of peace as she joined the other pilgrims at the shrine.”
Türbede diğer hacılara katıldığında derin bir huzur hissetti.
“The medieval pilgrim often carried a staff and a scallop shell as symbols.”
Ortaçağ hacısı genellikle sembol olarak bir asa ve bir deniz tarağı kabuğu taşırdı.
“In the story, the pilgrim seeks redemption by visiting a holy city.”
Hikâyede, hacı kutsal bir şehri ziyaret ederek kefaret arar.
“The pilgrims sang hymns as they approached the cathedral.”
Hacılar katedrale yaklaşırken ilahiler söylediler.
“Many pilgrims make the journey to Santiago de Compostela in Spain.”
Birçok hacı, İspanya'daki Santiago de Compostela'ya yolculuk yapar.
“The old pilgrim shared stories of his travels with the villagers.”
Yaşlı hacı, köylülerle yolculuklarının hikâyelerini paylaştı.
“A pilgrim's life is often marked by simplicity and devotion.”
Bir hacının hayatı genellikle sadelik ve bağlılıkla işaretlenir.
“The group of pilgrims rested by the river before continuing their journey.”
Hacı grubu, yolculuklarına devam etmeden önce nehir kenarında dinlendi.
Eş anlamlılar