persuade
//pərˈsweɪd//
Çeviri
ikna etmek
Tanım
Persuade, bir kişiyi mantıklı argümanlar, ikna edici sözler veya teşvik yoluyla belirli bir eylemi yapmaya veya belirli bir düşünceyi benimsemeye razı etmek anlamına gelir. Bu fiil, genellikle birinin fikrini değiştirmek veya onu bir şeye inandırmak için kullanılır. İkna süreci, zorlama veya baskı içermez; daha çok rıza ve gönüllü katılım üzerine kuruludur. Günlük hayatta arkadaşlar arasında, iş ortamında veya pazarlama gibi alanlarda sıkça karşılaşılan bir eylemdir. Örneğin, bir arkadaşınızı sizinle sinemaya gelmeye ikna edebilir veya bir müşteriyi bir ürünü satın almaya ikna edebilirsiniz. Bu kelime, 'convince' ile benzer anlam taşır ancak 'persuade' daha çok eyleme yönelik bir iknayı ifade ederken, 'convince' zihinsel kabulü vurgular.
Örnek
“She tried to persuade her parents to let her study abroad.”
Ailesini yurt dışında okumasına izin vermeleri için ikna etmeye çalıştı.
“The salesman persuaded me to buy the more expensive model.”
Satıcı beni daha pahalı modeli almaya ikna etti.
“I couldn't persuade him to change his mind about the decision.”
Onu kararıyla ilgili fikrini değiştirmeye ikna edemedim.
“They used statistics to persuade the committee to approve the project.”
Projeyi onaylamaları için komiteyi ikna etmek amacıyla istatistikler kullandılar.
“He persuaded his friend to join the gym with him.”
Arkadaşını onunla birlikte spor salonuna katılmaya ikna etti.
“The advertisement is designed to persuade consumers to switch brands.”
Reklam, tüketicileri marka değiştirmeye ikna etmek için tasarlanmıştır.
“She persuaded me to try the new restaurant despite my doubts.”
Şüphelerime rağmen beni yeni restoranı denemeye ikna etti.
“The teacher persuaded the students to participate in the charity event.”
Öğretmen, öğrencileri hayır etkinliğine katılmaya ikna etti.
“It took a lot of effort to persuade her to accept the job offer.”
Onu iş teklifini kabul etmeye ikna etmek çok çaba gerektirdi.
“He persuaded the board to invest in renewable energy.”
Yönetim kurulunu yenilenebilir enerjiye yatırım yapmaya ikna etti.
Eş anlamlılar