perceive

//pərˈsiːv//

Fiiller
B2

Çeviri

algılamak, fark etmek

Tanım

Perceive, duyular veya zihin yoluyla bir şeyi fark etmek, kavramak veya anlamak anlamına gelir. Genellikle bir durumu, nesneyi veya duyguyu bilinçli bir şekilde idrak etme sürecini ifade eder. Bu kelime, hem fiziksel duyularla (görme, işitme gibi) hem de soyut kavrayışla (bir niyeti veya gerçeği anlama) ilgili kullanılabilir. Örneğin, bir kişinin yüz ifadesindeki üzüntüyü fark etmek veya bir sorunun çözümünü sezmek 'perceive' ile ifade edilebilir. Günlük dilde daha çok 'fark etmek' veya 'sezmek' olarak çevrilse de, resmi metinlerde 'algılamak' daha yaygındır.

Örnek

  • She could perceive a slight change in his tone.

    Ses tonunda hafif bir değişiklik algılayabildi.

  • Many people perceive him as a trustworthy leader.

    Birçok insan onu güvenilir bir lider olarak algılar.

  • I perceive a sense of urgency in her voice.

    Sesinde bir aciliyet hissi fark ediyorum.

  • It is difficult to perceive the difference between the two colors.

    İki renk arasındaki farkı algılamak zordur.

  • He perceived the hidden meaning behind her words.

    Sözlerinin ardındaki gizli anlamı fark etti.

  • Cats can perceive sounds that humans cannot hear.

    Kediler, insanların duyamadığı sesleri algılayabilir.

  • She perceived the danger just in time to avoid it.

    Tehlikeyi tam zamanında fark edip ondan kaçındı.

  • How do you perceive the future of technology?

    Teknolojinin geleceğini nasıl algılıyorsunuz?

  • He perceived a faint smell of smoke in the room.

    Odada hafif bir duman kokusu fark etti.

  • Children often perceive the world differently than adults.

    Çocuklar genellikle dünyayı yetişkinlerden farklı algılar.

Eş anlamlılar

fark etmek
sezmek
kavramak
anlamak
görmek

İlgili kelimeler

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

catch

kapmak, bulaşmak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bu kullanımda bir hastalığa yakalanmak veya bir hastalığın bulaşması anlamına gelir. Genellikle soğuk algınlığı, grip gibi bulaşıcı hastalıklar için kullanılır ve günlük konuşma dilinde y…

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Retreat, askeri bir birlik veya ordunun, genellikle düşman baskısı veya stratejik nedenlerle, bulunduğu mevziden planlı bir şekilde geri çekilmesi eylemidir. Bu terim, savaş alanında düzenli bir tahli…

resist

direnmek, karşı koymak

Fiiller

Resist, bir eyleme, etkiye, baskıya veya değişime karşı durmak, ona engel olmaya çalışmak anlamına gelir. Genellikle fiziksel bir güce, bir alışkanlığa, bir cazibeye veya otoriteye karşı koyma durumla…

tamper

kurcalamak

Fiiller

Tamper, bir şeyi izinsiz veya usulsüz bir şekilde değiştirmek, bozmak veya müdahale etmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir cihaz, sistem, belge veya kanıt gibi hassas bir nesneye yetkisiz mü…

act

yasa, kanun

İsimler

Act, bir ülkenin yasama organı tarafından kabul edilen ve resmi olarak yürürlüğe giren yazılı bir kanun veya yasadır. Genellikle parlamento veya kongre gibi yetkili bir kurum tarafından çıkarılır ve t…

address

ele almak

Fiiller

Address fiili, bir sorunu, konuyu veya durumu ele almak, üzerinde durmak veya çözmeye çalışmak anlamına gelir. Bu kullanım genellikle resmi veya akademik bağlamlarda, bir meselenin dikkate alınması ve…

bar

engel olmak, mani olmak

Fiiller

Bar fiili, bir şeyin olmasını veya birinin bir şey yapmasını engellemek, önlemek anlamına gelir. Genellikle resmi veya hukuki bağlamlarda kullanılır ve bir eylemin gerçekleşmesine izin verilmediğini i…

blow

darbe, vuruş

İsimler

Blow, bir yumruk, tokat veya herhangi bir nesneyle yapılan fiziksel bir darbeyi veya vuruşu ifade eder. Genellikle kavga, spor veya kaza gibi durumlarda kullanılır ve hedefe uygulanan ani ve sert bir…

call

karar vermek

Fiiller

"Call" fiili, bir durum veya olay hakkında karar vermek, özellikle bir sonucu veya eylemi belirlemek anlamında kullanılır. Genellikle resmi veya önemli bağlamlarda, bir seçim yapılması gerektiğinde te…