outlook
//ˈaʊtlʊk//
Çeviri
görüş, bakış açısı
Tanım
Outlook, bir kişinin bir konuya, duruma veya geleceğe yönelik genel tutumu, beklentisi veya değerlendirme biçimidir. Bu kelime, genellikle bir bireyin dünyayı algılama ve yorumlama şeklini ifade eder; iyimser, kötümser veya gerçekçi gibi sıfatlarla nitelendirilebilir. Günlük kullanımda, bir kişinin hayata karşı genel yaklaşımını veya belirli bir olay hakkındaki öngörüsünü anlatmak için sıkça başvurulur. Örneğin, bir iş görüşmesinde adayın şirketin geleceğiyle ilgili iyimser bir outlook'a sahip olması olumlu karşılanabilir. Bu kelime aynı zamanda bir bilgisayar yazılımının adı olarak da bilinir, ancak burada temel anlamı olan 'bakış açısı' üzerinde durulmaktadır.
Örnek
“Her positive outlook on life inspires everyone around her.”
Hayata karşı olumlu bakış açısı etrafındaki herkese ilham veriyor.
“The economic outlook for next year seems uncertain.”
Gelecek yıl için ekonomik görünüm belirsiz görünüyor.
“He has a very pessimistic outlook regarding the project's success.”
Projenin başarısı konusunda çok kötümser bir bakış açısına sahip.
“Changing your outlook can dramatically improve your mental health.”
Bakış açınızı değiştirmek ruh sağlığınızı önemli ölçüde iyileştirebilir.
“The weather outlook for the weekend is sunny and warm.”
Hafta sonu için hava durumu tahmini güneşli ve sıcak.
“Her optimistic outlook helped the team stay motivated during tough times.”
Onun iyimser bakış açısı, ekibin zor zamanlarda motive kalmasına yardımcı oldu.
“A broader outlook on global issues is essential for today's leaders.”
Küresel sorunlara daha geniş bir bakış açısı, günümüz liderleri için gereklidir.
“His outlook on education changed after he became a teacher.”
Öğretmen olduktan sonra eğitime bakış açısı değişti.
“The company's financial outlook improved after the new investment.”
Yeni yatırımın ardından şirketin mali görünümü iyileşti.
“Adopting a realistic outlook can prevent disappointment.”
Gerçekçi bir bakış açısı benimsemek hayal kırıklığını önleyebilir.
Eş anlamlılar