noble
//ˈnoʊbəl//
Çeviri
asil, yüce
Tanım
Noble, bir kişinin karakterinde veya davranışlarında yüksek ahlaki değerler, dürüstlük, cömertlik ve onur gibi erdemleri barındıran nitelikleri tanımlar. Bu sıfat, genellikle kişinin içsel değerine vurgu yapar ve maddi zenginlikten bağımsız bir yüceliği ifade eder. Günlük kullanımda, bir fedakarlık veya iyilik yapıldığında bu davranışı övmek için tercih edilir. Resmi ve edebi bağlamlarda sıkça görülür; bir kişinin soylu bir aileden gelmesinden ziyade, ruhunun asaletine işaret eder.
Örnek
“Her decision to donate her inheritance to charity was truly noble.”
Mirasını hayır kurumuna bağışlama kararı gerçekten asildi.
“He performed a noble act by saving the child from the burning building.”
Çocuğu yanan binadan kurtararak yüce bir eylem gerçekleştirdi.
“The knight's noble spirit inspired everyone around him.”
Şövalyenin asil ruhu etrafındaki herkese ilham verdi.
“Forgiving someone who wronged you is a noble quality.”
Size haksızlık eden birini affetmek asil bir niteliktir.
“She lived a noble life, always putting others before herself.”
Başkalarını her zaman kendinden önce koyarak yüce bir hayat yaşadı.
“His noble intentions were clear when he volunteered for the dangerous mission.”
Tehlikeli görev için gönüllü olduğunda asil niyetleri açıktı.
“The teacher's noble dedication to her students earned her great respect.”
Öğretmenin öğrencilerine olan yüce bağlılığı ona büyük saygı kazandırdı.
“It was a noble effort to protect the environment for future generations.”
Gelecek nesiller için çevreyi korumak asil bir çabaydı.
“Despite his wealth, he remained humble and noble in his dealings.”
Zenginliğine rağmen, ilişkilerinde mütevazı ve asil kaldı.
“The queen's noble gesture of pardoning the prisoner touched many hearts.”
Kraliçenin mahkumu affetme yönündeki yüce jesti birçok kalbe dokundu.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B2soylu (kişi)Bu anlama git
- B2asil, yüce (nitelik)(bu sayfa)