nervous

//ˈnɜːrvəs//

Sıfatlar
B2

Çeviri

sinirsel, sinir sistemiyle ilgili

Tanım

Nervous kelimesi, tıbbi ve anatomik bağlamda sinir sistemiyle ilgili olan yapıları, işlevleri veya durumları tanımlamak için kullanılır. Bu anlamıyla, sinir hücrelerinden (nöronlardan), sinir dokusundan veya sinir sisteminin çeşitli bileşenlerinden kaynaklanan veya bunlarla ilişkili olan her şeyi ifade eder. Örneğin, 'nervous system' (sinir sistemi) terimi, vücudun iletişim ve kontrol ağını oluşturan beyin, omurilik ve sinirleri kapsar. 'Nervous tissue' (sinir dokusu) ise uyarıları iletme yeteneğine sahip özelleşmiş hücrelerden oluşur. Bu kullanım, günlük dildeki 'endişeli' veya 'gergin' anlamından tamamen farklıdır ve daha çok bilimsel, tıbbi metinlerde veya anatomi derslerinde karşımıza çıkar. Sinirsel aktivite, refleksler, duyusal algı ve motor kontrol gibi temel fizyolojik süreçlerin tanımında sıkça yer alır.

Örnek

  • The nervous system coordinates all body activities by transmitting signals between different parts.

    Sinir sistemi, farklı bölgeler arasında sinyaller ileterek tüm vücut aktivitelerini koordine eder.

  • Damage to nervous tissue can result in loss of sensation or movement.

    Sinir dokusunun hasar görmesi, his veya hareket kaybına yol açabilir.

  • The doctor examined the patient's nervous reflexes to assess nerve function.

    Doktor, sinir fonksiyonunu değerlendirmek için hastanın sinirsel reflekslerini inceledi.

  • Multiple sclerosis is a chronic disease that affects the central nervous system.

    Multipl skleroz, merkezi sinir sistemini etkileyen kronik bir hastalıktır.

  • Nervous impulses travel along neurons at high speeds.

    Sinirsel uyarılar, nöronlar boyunca yüksek hızlarda ilerler.

  • The autonomic nervous system regulates involuntary functions like heartbeat and digestion.

    Otonom sinir sistemi, kalp atışı ve sindirim gibi istemsiz işlevleri düzenler.

  • In anatomy class, we studied the structure of nervous cells under a microscope.

    Anatomi dersinde, mikroskop altında sinir hücrelerinin yapısını inceledik.

  • A nervous breakdown is often linked to extreme stress affecting the nervous system.

    Sinir krizi genellikle sinir sistemini etkileyen aşırı stresle ilişkilendirilir.

  • The peripheral nervous system connects the brain and spinal cord to the rest of the body.

    Çevresel sinir sistemi, beyin ve omuriliği vücudun geri kalanına bağlar.

  • Certain medications can calm overactive nervous responses in patients with anxiety disorders.

    Bazı ilaçlar, anksiyete bozukluğu olan hastalarda aşırı aktif sinirsel tepkileri sakinleştirebilir.

Eş anlamlılar

sinirsel
nöral
sinir sistemiyle alakalı

Diğer anlamlar

  • B1
    sinirli, gergin (duygusal durum)Bu anlama git
  • B2
    sinir sistemi ile ilgili (tıbbi/anatomik)(bu sayfa)

İlgili kelimeler

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

affirmative

olumlu

Sıfatlar

Affirmative, bir şeyin doğru olduğunu onaylayan, kabul eden veya olumlu yönde ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir soruya veya önermeye verilen 'evet' yanıtını belirtir. Örneğin, askeri veya resmi…

reckless

pervasız, dikkatsiz, umursamaz

Sıfatlar

Reckless, bir kişinin eylemlerinin olası tehlikelerini veya sonuçlarını düşünmeden hareket etmesi durumunu tanımlar. Bu sıfat, genellikle risk almaktan çekinmeyen, tehlikeli davranışlar sergileyen vey…

minor

yan dal

İsimler

Minor, üniversite eğitiminde bir öğrencinin ana dalının (major) yanı sıra ikinci bir alanda, daha az sayıda ders alarak elde ettiği akademik uzmanlık derecesidir. Genellikle öğrencinin ilgi duyduğu an…

absolute

mutlak

Sıfatlar

Absolute, İngilizcede 'mutlak' anlamına gelen bir sıfattır. Bir şeyin hiçbir sınırlama, koşul veya istisna olmaksızın tam ve eksiksiz olduğunu ifade eder. Genellikle kesinlik, tartışılmazlık veya evre…

apparent

belirgin, görünür, açık

Sıfatlar

Apparent, bir şeyin kolayca fark edilebilir, anlaşılabilir veya gözle görülür olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir durumun, gerçeğin veya özelliğin dışarıdan açıkça belli olması anlamında…

even

eşitlemek

Fiiller

İngilizce 'even' fiili, bir şeyi düz, pürüzsüz veya eşit hale getirmek anlamında kullanılır. Bu kullanımda, genellikle bir yüzeyi düzleştirme, bir skoru dengeleme veya bir durumu adil kılma eylemini i…

exact

tam, kesin, aynen

Sıfatlar

Exact, bir şeyin hiçbir eksik veya fazlası olmadığını, tam ve kesin olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle ölçümler, zaman, miktar veya bilgi gibi somut kavramlarda kullanılır. Örneğin, bir adre…

fair

oldukça, epey, hatırı sayılır

Sıfatlar

Fair, bir şeyin miktar, büyüklük veya kalite açısından beklenenin üzerinde, oldukça iyi veya epeyce olduğunu belirten bir sıfattır. Genellikle olumlu bir vurguyla, bir durumun veya nesnenin niteliğini…

fit

nöbet (epilepsi vb.)

İsimler

Fit, tıbbi bağlamda, özellikle epilepsi gibi durumlarda görülen ani ve kontrol edilemeyen kas kasılmaları, bilinç kaybı veya anormal davranışlarla karakterize kısa süreli bir nöbet türüdür. Bu terim,…