lieutenant

//lefˈtenənt//

İsimler
B2

Çeviri

teğmen

Tanım

Lieutenant, askeri hiyerarşide bir rütbedir. Genellikle bir takım veya müfreze komutanı olarak görev yapan, astsubay ile yüzbaşı arasındaki subay rütbesini ifade eder. Kara, deniz ve hava kuvvetlerinde farklı unvanlarla (örneğin deniz kuvvetlerinde 'üsteğmen' karşılığı da kullanılabilir) anılsa da en yaygın karşılığı teğmendir. Bu rütbe, subaylık kariyerinin başlangıç aşamalarından birini temsil eder ve genellikle liderlik, planlama ve saha yönetimi gibi sorumlulukları içerir. Günlük kullanımda 'teğmen' olarak çevrilir ve resmî yazışmalarda sıkça geçer.

Örnek

  • The lieutenant ordered his squad to advance toward the hill.

    Teğmen, takımına tepeye doğru ilerleme emri verdi.

  • She was promoted to lieutenant after five years of service.

    Beş yıllık hizmetin ardından teğmenliğe terfi etti.

  • A lieutenant must be able to make quick decisions under pressure.

    Bir teğmen, baskı altında hızlı kararlar alabilmelidir.

  • The lieutenant inspected the troops' equipment before the mission.

    Teğmen, görev öncesinde birliklerin ekipmanını denetledi.

  • In the navy, a lieutenant often serves as a department head on a ship.

    Donanmada bir teğmen, genellikle bir gemide bölüm başkanı olarak görev yapar.

  • The young lieutenant was respected by his soldiers for his fairness.

    Genç teğmen, adaletinden dolayı askerleri tarafından saygı görüyordu.

  • He wrote a letter to his family describing his life as a lieutenant.

    Ailesine bir mektup yazarak teğmen olarak hayatını anlattı.

  • The lieutenant coordinated with the captain to plan the night raid.

    Teğmen, gece baskınını planlamak için yüzbaşıyla koordinasyon sağladı.

  • After the training camp, he was assigned as a lieutenant in the infantry.

    Eğitim kampından sonra piyadede teğmen olarak görevlendirildi.

  • The lieutenant's report detailed the enemy's movements in the area.

    Teğmenin raporu, bölgedeki düşman hareketlerini ayrıntılı olarak anlatıyordu.

Eş anlamlılar

subay
mülazım

İlgili kelimeler

bug

böcek dinleme cihazı

İsimler
Animals

Bug, bir konuşmayı gizlice kaydetmek veya dinlemek için kullanılan küçük bir elektronik cihazdır. Genellikle casusluk, güvenlik veya özel dedektiflik gibi amaçlarla bir odaya, telefona veya eşyaya giz…

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

board

yönetim kurulu

İsimler
School

Board, bir şirket veya kuruluşun stratejik kararlarını almak ve yönetimini denetlemek üzere seçilen üyelerden oluşan resmi bir gruptur. Genellikle üst düzey yöneticiler, hissedarlar veya bağımsız uzma…

class

kalite, sınıf

İsimler
School

İngilizce 'class' kelimesi, bir ürünün veya hizmetin kalite düzeyini veya kategorisini ifade eder. Bu kullanımda, genellikle bir malın veya hizmetin belirli standartlara göre sınıflandırıldığı durumla…

tick

işaretlemek (kontrol işareti)

İsimler
School

Tick, bir listenin veya formun üzerine doğrulama veya onay belirtmek için konulan küçük bir işarettir (✓). Genellikle bir öğenin tamamlandığını, seçildiğini veya doğru olduğunu göstermek için kullanıl…

alliance

ittifak

İsimler

Alliance, ortak bir amaç veya çıkar doğrultusunda bir araya gelen kişi, grup veya ülkeler arasında yapılan resmi veya gayriresmî iş birliği anlaşmasıdır. Genellikle siyasi, askerî veya ticari alanlard…

liberation

kurtuluş, özgürleşme

İsimler

Liberation, bir kişinin, grubun veya toplumun baskı, esaret, sınırlama veya kontrol altında olmaktan kurtulması anlamına gelir. Bu kavram, fiziksel özgürlükten (örneğin bir mahkumun serbest bırakılmas…

culprit

suçlu

İsimler

Culprit, bir suçun, hatanın veya olumsuz bir durumun sorumlusu olan kişi veya şey anlamına gelir. Genellikle bir olayın failini belirtmek için kullanılır ve hem hukuki bağlamda (bir suçu işleyen kişi)…

oppression

baskı, zulüm

İsimler

Oppression, bir kişi veya gruba, genellikle siyasi veya sosyal güç sahibi olanlar tarafından, adaletsiz, zalimce veya sert bir şekilde davranılması durumudur. Bu kavram, temel hak ve özgürlüklerin kıs…