insight
//ˈɪnsaɪt//
Çeviri
içgörü
Tanım
Insight, bir durumun veya sorunun derinlemesine anlaşılmasını sağlayan, genellikle ani bir farkındalık veya kavrayıştır. Bu kelime, bir konunun görünmeyen yönlerini veya karmaşık ilişkilerini anlama yeteneğini ifade eder. Günlük kullanımda, bir kişinin bir olayı veya kişiyi daha iyi anlamasına yardımcı olan sezgisel bir bilgi veya perspektif olarak da karşımıza çıkar. Örneğin, bir iş toplantısında yapılan bir yorum, ekibin projeyle ilgili yeni bir içgörü kazanmasını sağlayabilir. Bu kelime aynı zamanda psikoloji ve felsefe gibi alanlarda, bireyin kendi düşünce ve duygularını derinlemesine kavraması anlamında da kullanılır.
Örnek
“Her sudden insight helped solve the complex puzzle.”
Ani içgörüsü, karmaşık bulmacayı çözmeye yardımcı oldu.
“The book offers valuable insights into human behavior.”
Kitap, insan davranışı hakkında değerli içgörüler sunuyor.
“He gained a new insight after listening to her perspective.”
Onun bakış açısını dinledikten sonra yeni bir içgörü kazandı.
“The scientist's insight led to a breakthrough in the research.”
Bilim insanının içgörüsü, araştırmada bir atılıma yol açtı.
“She shared her insight about the market trends during the meeting.”
Toplantıda pazar eğilimleri hakkındaki içgörüsünü paylaştı.
“His insight into the problem was both surprising and accurate.”
Soruna dair içgörüsü hem şaşırtıcı hem de doğruydu.
“Meditation can provide deep insight into your own mind.”
Meditasyon, kendi zihniniz hakkında derin içgörü sağlayabilir.
“The teacher's insight helped the student understand the difficult concept.”
Öğretmenin içgörüsü, öğrencinin zor kavramı anlamasına yardımcı oldu.
“With a flash of insight, she realized the solution to the equation.”
Bir içgörü parıltısıyla, denklemin çözümünü fark etti.
“The report provides critical insights for improving customer satisfaction.”
Rapor, müşteri memnuniyetini artırmak için kritik içgörüler sağlıyor.
Eş anlamlılar