incline
//ɪnˈklaɪn//
Çeviri
eğim, yokuş
Tanım
İncline, bir yüzeyin yatay düzleme göre eğimli olması durumunu ifade eder; genellikle bir yolun, arazinin veya yapının diklik derecesini belirtmek için kullanılır. Bu kelime, fiziksel bir eğimi veya yokuşu tanımlarken, özellikle coğrafya, inşaat ve günlük dilde sıkça karşımıza çıkar. Bir yolun veya rampanın ne kadar dik olduğunu anlatmak için kullanılır ve genellikle yüzde veya derece cinsinden ifade edilir. Örneğin, bir dağ yolunun dik bir eğime sahip olması veya bir rampanın tekerlekli sandalye kullanımına uygun hafif bir eğimde olması gibi durumlar bu kelimeyle açıklanır.
Örnek
“The road has a steep incline, so be careful when driving.”
Yolun dik bir eğimi var, bu yüzden araba kullanırken dikkatli ol.
“We walked up a gentle incline to reach the hilltop.”
Tepeye ulaşmak için hafif bir yokuşu tırmandık.
“The incline of the ramp is too steep for wheelchairs.”
Rampanın eğimi tekerlekli sandalyeler için çok dik.
“Cyclists struggled against the sharp incline of the mountain pass.”
Bisikletçiler dağ geçidinin keskin eğimine karşı zorlandı.
“The house was built on a slight incline to prevent flooding.”
Ev, su baskınını önlemek için hafif bir eğim üzerine inşa edildi.
“The train slowed down as it approached the incline.”
Tren, eğime yaklaşırken yavaşladı.
“A 5% incline on the treadmill simulates walking uphill.”
Koşu bandındaki %5 eğim, yokuş yukarı yürümeyi simüle eder.
“The garden slopes at a gentle incline towards the river.”
Bahçe, nehre doğru hafif bir eğimle uzanır.
“Drivers should shift to a lower gear on a steep incline.”
Sürücüler dik bir eğimde daha düşük bir vitese geçmelidir.
“The incline of the roof helps rainwater drain off easily.”
Çatının eğimi, yağmur suyunun kolayca akmasını sağlar.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B2eğim, yokuş(bu sayfa)
- C1eğilimli olmak, meyletmekBu anlama git