immigrate

//ˈɪmɪɡreɪt//

Fiiller
B2

Çeviri

göç etmek

Tanım

Immigrate, bir kişinin kendi ülkesinden ayrılıp başka bir ülkeye yerleşmek amacıyla gitmesi anlamına gelir. Bu fiil, genellikle kalıcı olarak yeni bir ülkede yaşamaya başlamayı ifade eder. Göç etme süreci, vize başvuruları, oturum izni alma ve yeni bir kültüre uyum sağlama gibi adımları içerebilir. İnsanlar iş, eğitim, aile birleşimi veya daha iyi yaşam koşulları gibi nedenlerle göç ederler. Bu kelime, 'emigrate' (bir ülkeden ayrılmak) ile karıştırılmamalıdır; immigrate, varış ülkesine odaklanır.

Örnek

  • Many people immigrate to Canada for better job opportunities.

    Birçok insan daha iyi iş fırsatları için Kanada'ya göç eder.

  • She decided to immigrate to Germany after finishing her studies.

    Eğitimini bitirdikten sonra Almanya'ya göç etmeye karar verdi.

  • They immigrated to the United States in the 1990s.

    1990'larda Amerika Birleşik Devletleri'ne göç ettiler.

  • It is not easy to immigrate to a country with a different language.

    Farklı bir dile sahip bir ülkeye göç etmek kolay değildir.

  • He plans to immigrate to Australia next year.

    Gelecek yıl Avustralya'ya göç etmeyi planlıyor.

  • Many families immigrate to escape poverty or war.

    Birçok aile yoksulluktan veya savaştan kaçmak için göç eder.

  • The process to immigrate legally can take several years.

    Yasal olarak göç etme süreci birkaç yıl sürebilir.

  • She immigrated to France to be with her husband.

    Kocasıyla birlikte olmak için Fransa'ya göç etti.

  • People often immigrate to countries with strong economies.

    İnsanlar genellikle güçlü ekonomilere sahip ülkelere göç eder.

  • He immigrated to Japan and learned the language quickly.

    Japonya'ya göç etti ve dili hızlıca öğrendi.

Eş anlamlılar

yerleşmek
başka ülkeye taşınmak
göçmen olarak gitmek

İlgili kelimeler

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

catch

kapmak, bulaşmak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bu kullanımda bir hastalığa yakalanmak veya bir hastalığın bulaşması anlamına gelir. Genellikle soğuk algınlığı, grip gibi bulaşıcı hastalıklar için kullanılır ve günlük konuşma dilinde y…

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Retreat, askeri bir birlik veya ordunun, genellikle düşman baskısı veya stratejik nedenlerle, bulunduğu mevziden planlı bir şekilde geri çekilmesi eylemidir. Bu terim, savaş alanında düzenli bir tahli…

resist

direnmek, karşı koymak

Fiiller

Resist, bir eyleme, etkiye, baskıya veya değişime karşı durmak, ona engel olmaya çalışmak anlamına gelir. Genellikle fiziksel bir güce, bir alışkanlığa, bir cazibeye veya otoriteye karşı koyma durumla…

tamper

kurcalamak

Fiiller

Tamper, bir şeyi izinsiz veya usulsüz bir şekilde değiştirmek, bozmak veya müdahale etmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir cihaz, sistem, belge veya kanıt gibi hassas bir nesneye yetkisiz mü…

act

yasa, kanun

İsimler

Act, bir ülkenin yasama organı tarafından kabul edilen ve resmi olarak yürürlüğe giren yazılı bir kanun veya yasadır. Genellikle parlamento veya kongre gibi yetkili bir kurum tarafından çıkarılır ve t…

address

ele almak

Fiiller

Address fiili, bir sorunu, konuyu veya durumu ele almak, üzerinde durmak veya çözmeye çalışmak anlamına gelir. Bu kullanım genellikle resmi veya akademik bağlamlarda, bir meselenin dikkate alınması ve…

bar

engel olmak, mani olmak

Fiiller

Bar fiili, bir şeyin olmasını veya birinin bir şey yapmasını engellemek, önlemek anlamına gelir. Genellikle resmi veya hukuki bağlamlarda kullanılır ve bir eylemin gerçekleşmesine izin verilmediğini i…

blow

darbe, vuruş

İsimler

Blow, bir yumruk, tokat veya herhangi bir nesneyle yapılan fiziksel bir darbeyi veya vuruşu ifade eder. Genellikle kavga, spor veya kaza gibi durumlarda kullanılır ve hedefe uygulanan ani ve sert bir…

call

karar vermek

Fiiller

"Call" fiili, bir durum veya olay hakkında karar vermek, özellikle bir sonucu veya eylemi belirlemek anlamında kullanılır. Genellikle resmi veya önemli bağlamlarda, bir seçim yapılması gerektiğinde te…