haste

//heɪst//

İsimler
B2

Çeviri

acele

Tanım

Haste, bir eylemi olması gerekenden daha hızlı yapma durumunu ifade eder; genellikle zaman kaybetme korkusu veya sabırsızlık sonucu ortaya çıkan telaşlı ve düşüncesiz davranışları tanımlar. Bu kelime, özellikle günlük konuşmalarda ve yazılı metinlerde, bir işi çabuk bitirme isteğinin yarattığı aceleciliği vurgulamak için kullanılır. Haste, çoğu zaman olumsuz bir çağrışıma sahiptir çünkü aceleyle yapılan işlerde hata yapma olasılığı artar; bu nedenle 'Haste makes waste' (Acele işe şeytan karışır) gibi atasözleriyle sıkça anılır. Kelime, hem fiziksel hareketlerdeki hızı (örneğin bir yere koşarak gitmek) hem de zihinsel süreçlerdeki telaşı (örneğin acele karar vermek) kapsar.

Örnek

  • In his haste to catch the bus, he forgot his umbrella.

    Otobüse yetişme telaşıyla şemsiyesini unuttu.

  • She completed the assignment with great haste, but it was full of errors.

    Ödevi büyük bir aceleyle tamamladı, ancak hatalarla doluydu.

  • The rescue team acted with haste to save the trapped miners.

    Kurtarma ekibi, mahsur kalan madencileri kurtarmak için aceleyle hareket etti.

  • Why are you always in such a haste? We have plenty of time.

    Neden hep böyle acele ediyorsun? Bolca zamanımız var.

  • Haste often leads to mistakes, so take a moment to think.

    Acele genellikle hatalara yol açar, bu yüzden bir an durup düşün.

  • The chef prepared the meal in haste, but it still tasted delicious.

    Aşçı yemeği aceleyle hazırladı, ama yine de lezzetliydi.

  • He packed his suitcase in haste and forgot his passport.

    Bavulunu aceleyle topladı ve pasaportunu unuttu.

  • The letter was written in such haste that the handwriting was illegible.

    Mektup o kadar aceleyle yazılmıştı ki el yazısı okunamıyordu.

  • They left the house in haste when the fire alarm went off.

    Yangın alarmı çaldığında evi aceleyle terk ettiler.

  • Marry in haste, repent at leisure, as the old saying goes.

    Eski bir deyişte dendiği gibi, aceleyle evlen, pişmanlıkla otur.

Eş anlamlılar

telaş
ivme
sürat
çabukluk
ivedilik

İlgili kelimeler

bug

böcek dinleme cihazı

İsimler
Animals

Bug, bir konuşmayı gizlice kaydetmek veya dinlemek için kullanılan küçük bir elektronik cihazdır. Genellikle casusluk, güvenlik veya özel dedektiflik gibi amaçlarla bir odaya, telefona veya eşyaya giz…

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

board

yönetim kurulu

İsimler
School

Board, bir şirket veya kuruluşun stratejik kararlarını almak ve yönetimini denetlemek üzere seçilen üyelerden oluşan resmi bir gruptur. Genellikle üst düzey yöneticiler, hissedarlar veya bağımsız uzma…

class

kalite, sınıf

İsimler
School

İngilizce 'class' kelimesi, bir ürünün veya hizmetin kalite düzeyini veya kategorisini ifade eder. Bu kullanımda, genellikle bir malın veya hizmetin belirli standartlara göre sınıflandırıldığı durumla…

tick

işaretlemek (kontrol işareti)

İsimler
School

Tick, bir listenin veya formun üzerine doğrulama veya onay belirtmek için konulan küçük bir işarettir (✓). Genellikle bir öğenin tamamlandığını, seçildiğini veya doğru olduğunu göstermek için kullanıl…

alliance

ittifak

İsimler

Alliance, ortak bir amaç veya çıkar doğrultusunda bir araya gelen kişi, grup veya ülkeler arasında yapılan resmi veya gayriresmî iş birliği anlaşmasıdır. Genellikle siyasi, askerî veya ticari alanlard…

liberation

kurtuluş, özgürleşme

İsimler

Liberation, bir kişinin, grubun veya toplumun baskı, esaret, sınırlama veya kontrol altında olmaktan kurtulması anlamına gelir. Bu kavram, fiziksel özgürlükten (örneğin bir mahkumun serbest bırakılmas…

culprit

suçlu

İsimler

Culprit, bir suçun, hatanın veya olumsuz bir durumun sorumlusu olan kişi veya şey anlamına gelir. Genellikle bir olayın failini belirtmek için kullanılır ve hem hukuki bağlamda (bir suçu işleyen kişi)…

oppression

baskı, zulüm

İsimler

Oppression, bir kişi veya gruba, genellikle siyasi veya sosyal güç sahibi olanlar tarafından, adaletsiz, zalimce veya sert bir şekilde davranılması durumudur. Bu kavram, temel hak ve özgürlüklerin kıs…