grave
//ɡreɪv//
Çeviri
mezar
Tanım
Grave, bir ölünün gömüldüğü toprak alanı veya bu alanın üzerine yapılan yapıyı ifade eden bir isimdir. Genellikle mezarlıklarda bulunan bu yerler, ölen kişinin anısını yaşatmak için taş, mermer veya başka malzemelerle işaretlenir. Günlük dilde 'mezar' olarak çevrilen bu kelime, ölüm ve yas kavramlarıyla ilişkilidir ve genellikle saygı ve hürmet bağlamında kullanılır.
Örnek
“They visited his grave every year on the anniversary of his death.”
Ölüm yıl dönümünde her yıl mezarını ziyaret ettiler.
“The grave was covered with fresh flowers left by unknown admirers.”
Mezar, bilinmeyen hayranlar tarafından bırakılan taze çiçeklerle kaplıydı.
“She knelt beside the grave and whispered a silent prayer.”
Mezarın yanına diz çöktü ve sessiz bir dua fısıldadı.
“The old cemetery had graves dating back to the 18th century.”
Eski mezarlıkta 18. yüzyıla tarihlenen mezarlar vardı.
“A simple wooden cross marked the grave of the unknown soldier.”
Basit bir tahta haç, meçhul askerin mezarını işaretliyordu.
“They dug a grave in the frozen ground with great effort.”
Donmuş toprakta büyük bir çabayla bir mezar kazdılar.
“The inscription on the grave read: 'Rest in peace'.”
Mezarın üzerindeki yazıtta: 'Huzur içinde yat' yazıyordu.
“He placed a single rose on his mother's grave every Sunday.”
Her Pazar annesinin mezarına tek bir gül bırakırdı.
“The grave was surrounded by a low iron fence to protect it.”
Mezar, onu korumak için alçak bir demir çitle çevriliydi.
“No one had tended to the grave for years, and it was overgrown with weeds.”
Mezara yıllardır kimse bakmamıştı ve yabani otlarla kaplanmıştı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B2mezar (isim)(bu sayfa)
- B2ciddi / ağır (sıfat)Bu anlama git